Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13964 E. 2011/6411 K. 18.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13964
KARAR NO : 2011/6411
KARAR TARİHİ : 18.07.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere, temyiz nedenlerine göre davalı … AŞ’nin tüm, davacıların ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu 19.10.2005 tarihinde ölen işçi…’in eş ve çocuklarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı eş Hayriye için 30.000,00 TL, davacı çocuk … için 20.000,00 TL, davacı çocuklar ….. ve … için ayrı ayrı 15.000,00’er TL manevi tazminatın 19.10.2005 kaza tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 9.300,00 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara eşit olarak ödenmesine karar verilmiştir.
Davacılar ölen işçinin eşi ve çocukları olup bu kişilerden her biri ayrı ayrı dava açabileceği gibi isterlerse birlikte de dava açabilirler. Davacılar arasında HUMK’unun 43.maddesine göre ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığı olup gerçekte dava arkadaşı sayısı kadar dava bulunmakta ise de bu davalar zaman, emek ve masraftan tasarruf sağlamak, tahkikat ve yargılamayı kolaylaştırmak ve çelişkili hükümlerin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla birlikte görülmektedir. Bu nedenledir ki her bir davacı hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, her bir davacının hak, alacak ve yükümlülükleri karar yerinde açıkça ve ayrıca gösterilmelidir. Somut olayda davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle manevi tazminat yanında avukatlık ücretinin de her bir davacı için ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekirken davacıların tümü yararına tek bir avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine,18.7.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacılar murislerinin ölümü nedeniyle ayrı ayrı tazminat davası açma imkanı varken diğer bir ifade ile davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olduğu halde birlikte tek bir dava açılmış ve sadece bir tane başvurma harcı yatırılmıştır.
Davacı vekili tek bir dosya için mesai harcamış, tek bir dosya üzerinden yargılama yapılmıştır.
3.12.2010 tarih ve 27774 sayılı Resmi gazetede yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.maddesinin 2.fıkrası “Müteselsil sorumlulukta dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddine, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü getirmiştir.
Bu maddenin mefhumu muhalifinden dava sebebi tek ise avukatlık ücretininde müddeabih üzerinden tek olacağı sonucu çıkar. Aynı Ücret Tarifesinin 8’nci maddesinde de hangi hallerde ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir olunacağı belirtilmiştir.
Dava tekdir. Başvurma Harcı tekdir. Bu durumda her bir dava arkadaşı için ayrı avukatlık ücreti takdiri gerekir şeklindeki Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.