Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2951 E. 2011/6418 K. 18.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2951
KARAR NO : 2011/6418
KARAR TARİHİ : 18.07.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 2.7.2005-10.8.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının, 2.7.2005 – 10.8.2005 tarihleri arasında davalı işveren yanında geçen ancak Kurum müfettiş raporu doğrultusunda iptaline karar verilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 02/07/2005- 10/08/2005 tarihleri arasında geçen hizmetlerine geçerlilik tanınması gerektiğinin tesbitine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 1.7.1954 doğumlu olan davacının davalı … Makina İmalat San.Tic.AŞ’ye ait “1010522.44” nolu makina imalatı işyerinde 2.7.2005 – 10.8.2005 tarihleri arasında vasıfsız işçi olarak geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının 2.7.2005 tarihinde çalışmaya başladığını gösteren işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verildiği, davacıya asgari ücret ödendiğini gösteren ücret bordrolarının dosyada bulunduğu, 25.7.2008 tarih ve 42 sayılı müfettiş inceleme raporuna göre; şirket ortağı …’un, davacının da içlerinde olduğu 10 kişinin işyerinde çalışmadığını belirttiği ve bu kişileri tanımadığı, bilgisine başvurulan …’un, bu şirketin muhasebe işlerini yürüten … ve ortağı …’ın, aylık 130,00 TL karşılığında herhangi bir yerde çalışmadığı halde kendisini sigortalı olarak gösterdiklerini belirttiği, davacının bu işyerindeki çalışmalarının eylemli olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı ve muhasebe bürosunun ortakları …. ile …. hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, hizmet döküm cetvelinin de yer aldığı davacıya ait sigortalı sicil dosyasının getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının, davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilen sigortalı çalışmalarının 506 sayılı Yasa’nın 2 ve 6. maddelerine göre eylemli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, davacının, 2.7.2005 – 10.8.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının eylemli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de çalışmanın eylemli olup olmadığına dair yeterli bir araştırma yapılmadığı gibi 506 sayılı Yasa’nın 130.maddesine göre aksi kanıtlanana kadar geçerli olan müfettiş inceleme raporundaki tespitlerin doğru olmadığını kanıtlayacak delillerin de dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Müfettiş raporu doğrultusunda sigortalı çalışmaları iptal edilenler dışında kalan ve davalı işyerinde eylemli olarak çalışan bordro tanıkları veya komşu işyeri tanıkları dinlenmediği gibi bordro tanığı olarak dinlenen …’in anılan dönemde çalışması olduğuna dair belge ve kayıtlar da dosyada bulunmamaktadır. Öte yandan, işyerindeki fiili denetimin 2008 yılında yapılmış olması, davacının 2005 yılındaki çalışmalarının eylemli olmadığına yönelik tespitin doğru olmadığı sonucunu doğurmayacağı gibi davacı ve muhasebe bürosunun ortakları … ile … hakkında suç duyurusunda bulunulduğu müfettiş raporundan anlaşıldığı halde, haklarında soruşturma veya kamu davası olup olmadığının da araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesince yapılacak yargılama sonunda, davacının Kuruma bildirilen çalışmalarının gerçeği yansıtmadığı saptanarak davacı veya muhasebe bürosunun ortakları … ile …’ün suç teşkil eden eylemleri sabit görüldüğü takdirde, ceza mahkemesince varılan bu sonuç, hukuk mahkemesini de bağlayacağından, davacı ve diğerleri hakkında soruşturma veya ceza davası olup olmadığı ve varsa ceza davasının sonucu beklenmeden karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş, hizmet döküm cetvelinin de yer aldığı davacıya ait sigortalı sicil dosyasını getirtmek, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının eylemli olup olmadığını belirlemek amacıyla öncelikle Kurum müfettişi tarafından sigortalı çalışmalarının eylemli olmadığına dair saptama bulunmayan bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davacının yaşı, eğitim durumu ve mesleği de gözetilerek davalı işyerinde çalışmasına olanak veren herhangi bir iş olup olmadığını araştırmak, davacı veya muhasebe bürosunun ortakları … ile … hakkkında soruşturma veya ceza davası olup olmadığını araştırmak, varsa ceza davasını bekletici mesele yapmak, ceza davasının sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.