YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13584
KARAR NO : 2013/17438
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin maddi tazminat ile ilgili olarak dava takip edilmediğinden işlemden kaldırılması ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/07/2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair kurulan hükmü davalı ve davacı vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 05/11/2012 tarih 2011/12798 Esas, 2012/18702 Karar sayılı ilamıyla davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları reddolunarak davacı yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğu, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davalı T.C.D.D.Genel Müdürlüğü’nün % 60, davacı işçinin % 40 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği, anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 7.500,00-TL manevi tazminatın bir miktar fazla takdir edildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30/09/2013 günü oy birliği ile karar verildi.