Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5875 E. 2010/9061 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5875
KARAR NO : 2010/9061
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi 19.12.2006 günlü dilekçesiyle tapuda davalı adına kayıtlı olan … köyü … Sokağı mevkiinde bulanan 1405 sayılı parselin yörede 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditi içinde kalan devlet ormanı olduğu, tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1968 yılında yapılıp 09.04.1968 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra yörede 35 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması 26.12.2006 tarihinde ilan edilmiştir.
… Köyünde 1976 yılında yapılıp, 10.05.1977 ila 16.06.1976 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen kadastroda, çekişmeli 1405 parsel sayılı 421 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 1406, 1407 ve 1408 sayılı parseller ile bir bütün olarak 372 yazım numaralı ver ikaydı kapsamında kaldığından söz edilerek … … adına tesbit, itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, 21.12.2001 tarihinde davalıya satılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 2006 yılında yapılan ve 26.12.2006 tarihinde yapılan ilan sonunda kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında da yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1976 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı
kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24.06.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.