YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/785
KARAR NO : 2011/925
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı kazalı sigortalı …’nun 6.5.1998 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davalı kazalı sigortalı …’nun 06.05.1998 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davalı …’nun 06.05.1998 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda oluşan %9.3 oranında sürekli işgöremez duruma geldiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı …’nun 06.05.1998 tarihinde davacı işverenin işçisi olarak inşaatın 2. katına harç çekmekte iken elindeki demir ile gerilim hattına dokunduğu,… akımına kapılarak iş kazası geçirdiği,davalıya %100 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden aylık bağlandığı,Sosyal Güvenlik Kurumu Malüliyet Dairesi Başkanlığınca davalı …’nin 12.11.1999 tarihi itibariyle çalışamaz olduğunun ve “travmatik alt ekstremitelerde hakim parapezi+üriner ankontinansı” tanısına göre sürekli iş göremezlik oranının %100 olduğunun tesbit edildiği,, kontrol gerekmediğine ve bakıma muhtaç olmadığının belirtildiği, S.S. Yüksek Sağlık Kurulunun 09.11.2007 tarihli raporunda, davalının sürekli iş göremezlik oranının azalma kaydıyla %9.3 olduğunun, başlangıcının 27.07.2006 tarihi olduğunun, kontrol muayenesi gerekmediğinin ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, Adli Tıp Kurumunun 27.01.2006 tarihli raporunda ise davalının %10 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, mahkemece S.S. Yüksek Sağlık Kurulunun 09.11.2007 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumunun 27.01.2006 tarihli raporu arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; 27.01.2006 tarihli Adli Tıp Kurumundan alınan raporun Adli Tıp Genel Kurulundan alınmış olup olmadığını ilgili Kurumdan sormak, Adli Tıp Genel Kurulu raporu değilse Yüksek Sağlık Kurulunun 09.11.2007 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumunun 27.01.2006 tarihli raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak,27.01.2006 tarihli rapor Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporu ise ATK Genel Kurulundan % 10 oranındaki sürekli iş göremezliğin başlangıç tarihini sormak ve Adli Tıp Genel Kurulu, raporunun sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’ya iadesine, 10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.