Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4526 E. 2011/6316 K. 14.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4526
KARAR NO : 2011/6316
KARAR TARİHİ : 14.07.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10.12.1985-19.11.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalıların murisine ait çiftlikte 1985 yılının Mart ayından 2004 yılının Aralık ayına kadar kesintisiz çalıştığını ve SGK’na eksik bildirilen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davacının 10.12.1985 tarihi ila işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamından çıktığı 30.06.1988 tarihleri arasında davalıların murisine ait çiftlikte çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne var ki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının davalı işyerinde 01.02.1979-30.11.1979; 01.06.1982-31.12.1982; 01.05.1983-31.12.1984 ve 04.11.1985-10.12.1985 tarihleri arasındaki çalışmaları kısmi ve kesintili olarak bildirilmiş, davaya konu dönemin bildirilen çalışmaların sonu olan 10.12.1985 tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, davacının hizmet cetvelinde başka bir işyerinden bildirilen çalışmasının olmadığı anlaşılmıştır. Davacının kısmi ve kesintili çalıştığını beyan eden davalı tanıklarından Mehmet Tiyekli bu çiftlikte 1994 yılından bu yana çalıştığını; diğer davalı tanığı Rana Atalay davalıların muhasebe işlerini yürüttüğünü, bu çiftliği hiç görmediğini, bu yüzden de davacının çalışmasının sürekli olup olmadığını bilemeyeceğini beyan etmiş; diğer davalı tanığı …..’ın ise bu çiftlikle ilişkisinin nereden kaynaklandığı anlaşılamamıştır. Öte yandan 1978-1983 yılları arasında davalı murisine ait çiftliğin bulunduğu köyde muhtarlık yapan davacı tanığı ….. davacının bu işyerinde, muhtarlığı döneminden itibaren en az 20 yıl aralıksız çalıştığını; davalı murisine ait çiftliğin bulunduğu köyde doğduğundan beri yaşadığını beyan eden tanık …… ve komşu köyde oturduğu halde bu çiftliğe sık sık gelip gittiğini ve 1993-1994 yıllarında bu çiftlikte çalıştığını beyan eden …. de davacının 1983-1984 yılından itibaren 20 yıl kadar aralıksız çalıştığını beyan etmişler; 1985 – 1988 yılları arasındaki işyeri dönem bordrolarında kayıtlı olan bordro tanığı …… ise davalıların murisine ait çiftlikte değil, mirasçı ……’e ait muayenehanede çalıştığını ama çiftliği kontrol için gittiği 1987 yılına kadar davacının bu çiftlikte aralıksız çalıştığını gördüğünü beyan etmiş; davacının aralıklı çalıştığını beyan eden diğer bordro tanığı …’ın ise bu çiftlikteki çaışmalarının da kısmi ve kesintili olduğu görülmüştür. Bu haliyle davalı tanıkları ile bordro tanıklarının anlatımlarının, davanın kısmi kabulü için hükme esas almaya yeterli olmadıkları açıktır.
Davacının çalışmalarının geçtiği işyerinin 01.01.1979-30.06.1988 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında SGK’na tescil edildiği görünmekte ise de, bu işyerinin 30.06.1988 yılından sonra da 2004 yılına kadar faal olduğuna ilişkin tanık anlatımları dikkate alındığında, Mahkemece bu çiftliğin uyuşmazlık döneminde faal olup olmadığının da yeterince araştırılmadığı ortadadır.
Yapılacak iş; davacının çalıştığı işyerinin ihtilaflı dönemde faal olup olmadığını incelemek, davacının ihtilaflı dönemin tümünde çalıştığını beyan eden tanıkların kayıtlarını getirtmek ve zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde çalışma tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, işyerindeki ve davalılara ait işyerlerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra vsonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgililerine yükletilmesine, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.