YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5643
KARAR NO : 2011/5868
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının … yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığına 2004/228-229 Esas sayılı takip dosyalarından konulan haczin kaldırılmasına karar vermiştir.
Uyuşmazlık, Kurumun prim alacakları nedeniyle davacının … yaşlılık aylığına haciz konulup konulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mülga 1479 sayılı Yasa’nın 67/1.maddesine göre bu Kanun gereğince bağlanacak aylıkların, nafaka borçları dışında, haczi veya başkasına devir ve temliki mümkün değilken 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 93/1.maddesi ile gelir, aylık ve ödeneklerin; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken Kurum alacakları ile nafaka borçları için haczedilebileceği belirtilmiştir.
Kural olarak her olay meydana geldiği tarihte yürürlükte olan hükümlere tabidir. Ancak kamu düzeniyle ilgili olan veya metninde geriye yürütüleceği belirtilen yasalar bunun istisnasını oluştururlar. Bu tür yeni yasaların yürürlüğe girmeleri ile görülmekte olan tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerekir. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürütülmesi değil zaman içerisinde ani etkisi söz konusu olmaktadır. Nitekim 7.12.1964 gün ve 1964/6 E. 1964/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 9.3.1988 gün ve 1987 /2-860-1988/232 sayılı kararında da bu görüşlere yer verilmiştir. Kurumun prim alacakları amme alacağı niteliğinde olup prim alacakları yönünden yapılan yasal düzenlemelerin kamu düzeniyle ilgili olduğu açıktır. Hal böyle olunca 5510 sayılı Yasanın 93 maddesinin görülmekte olan davalarda ve giderek dava konusu uyuşmazlıkta da uygulanması gerektiği kuşkusuzdur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının …’dan yaşlılık aylığı aldığı, davacıya ait “10024138.61 ” no’lu işyerinin 2001/9, 10 11, 12 ile 2002/1, 2, 3, 4, 5 aylarına ilişkin ödenmeyen prim borçları nedeniyle Kurumun 2004/228 sayılı icra takibini başlatarak 10.10.2008 tarihinde davacının yaşlılık aylığına haciz konulmasına karar verdiği, 28.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığından kesinti yapılmaya başlandığı, işsizlik sigortası priminin tahsiline yönelik 2004/229 sayılı icra takibinde davacının yaşlılık aylığına haciz konulmasına dair herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, prim borçlarının tahsiline yönelik 2004/228 sayılı icra takibinde davacının yaşlılık aylığına haciz konulmasına 10.10.2008 tarihinde karar verilmiş olup 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 93/1.maddesi ile gelir, aylık ve ödeneklerin; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken Kurum alacakları ile nafaka borçları için haczedilebileceği belirtildiğinden Kurumun yaşlılık aylığına haciz konulmasına dair kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gibi işsizlik sigortası priminin tahsiline yönelik 2004/229 sayılı icra takibinde davacının yaşlılık aylığına haciz konulmasına dair herhangi bir karar alınmadığından, davacının hukuki yararı bulunmadığı halde bu takip yönünden haczin kaldırılmasına karar verilmesi de usül ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.