YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8387
KARAR NO : 2010/14075
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi ve şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairenin 04.06.2009 gün ve 2009/3749-9239 sayılı kararıyla Çekişmeli .köyü 103 sayılı parselin 21.01.2008 günlü bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 4880,71 m2, (B) ile gösterilen 1107,59 m2 ve (C) ile gösterilen 376,27 m2 yüzölçümündeki bölümlerine ilişkin hüküm onanmış, Hazinenin aynı krokide (D) ve (E) ile gösterilen bölümlere ilişkin temyiz itirazları red edilmiş, davalı gerçek kişinin (D) ve (E) ile gösterilen bu bölümlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek, özetle; “Orman Yönetimi tarafından çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakılan bölümü, Hazine tarafından ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümü ile sınırlı olarak dava açtığı, yapılan uygulamada çekişmeli parselin (D) ile gösterilen bölümü ile (E) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlendiğine, taşlık, çalılık ve makilik karakterdeki yüksek eğimli taşınmazın bu bölümlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu savıyla Hazine tarafından her zaman dava açılabileceği gözetilerek, Orman Yönetimi ve Hazinenin çekişmeli parselin 21.01.2008 günlü rapor ve krokisi ve 10.03.2008 tarihli ek kroki ve raporda (D) ile gösterilen bölümünün infaza olanak veren ifraz krokisi düzenlettirilerek, bu bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek BOZULMUŞTUR. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez çekişmeli parselin bilirişi krokisinde (A, B ve C) ile gösterilen bölümlerine ilişkin hüküm, Yargıtay’ca onandıktan sonra kesinleştiğinden bu bölümlerle ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 10.03.2008 tarihli bilirkişi krokisinde (D) ve (E) ile gösterilen bölümlere ilişkin davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından yararına yargılama giderlerine hükmedilmemesi ve taşınmazın eylemli tarım alanı olduğu, orman niteliğiyle tescili gerektiğine değinilerek temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline, el atmanın önlenmesine, tapudaki davalılar yararına olun şerhlerin silinmesine ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 11 Numaralı orman tahdit komisyonunca 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 10.11.1993 tarihinde ilan edilerek 11.05.1994 tarihinde kesinleşen, aplikasyon ile daha önce sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. 1980 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması bitirilememiştir. Genel arazi kadastrosu 1953 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz orman alanında kaldığı, Devlet çam ormanında olduğu paftasında işaretlenerek, tapulama dışı bırakılmıştır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.