Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5880 E. 2010/7972 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5880
KARAR NO : 2010/7972
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 2005 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında … Köyü; 137 ada 133 parsel sayılı 1623.38m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliğinde belgesizden, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle …, 104 ada 564 parsel sayılı 1314.53m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliğinde belgesizden, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle …, 104 ada 848 parsel sayılı 1714.20m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğinde belgesizden, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle …, 104 ada 222 parsel sayılı 4295.48m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğinden belgesizden, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle …, 104 ada 255 parsel sayılı 42.12m2 yüzölçümündeki taşınmaz iki katlı kagir dükkan niteliği ile belgesizden, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle …, 101 ada 392 parsel sayılı 1296.38m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile vergi kaydı ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle …, 101 ada 391 parsel sayılı 270.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliği ile vergi kaydı ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir.
Davacı …, davalı … adına tespit gören 104 ada 222 parselin kendisine ait olduğu, kendisi zilyetliğinde tarım alanı olan 104 ada 224 parselin MERA OLARAK sınırlandırıldığı, kendisi adına tespit edilen diğer parsellerin ise yüzölçümlerinin eksik olduğunu ileri sürerek dava açmıştır.
Dava dosyası Orman Yönetimince 104 ada 222 parselin bir bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan dosya ile birleştirilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda 104 ada 222 parselin davalı … adına yapılan tespitinin iptaline, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 36.53m2lik bölümünün bitişiğindeki 104 ada 946 parsel sayılı … Devlet Ormanı ile birleştirilerek tek parsel halinde orman niteliği ile Hazine adına tesciline, geriye kalan 4258.95m2lik bölümün ise davacı … adına tesciline,
104 ada 848, 104 ada 564, 101 ada 391, 101 ada 392 parsellerin tespit gibi tesciline, 137 ada 133 parselin 2/3 payının davacı …, 1/3 payının … adına tesciline, 104 ada 255 parsel hakkında açılan davanın davacının bu parsel hakkındaki davasının atiye bırakması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, bu parselin tespit gibi davacı adına tapuya tesciline, 104 ada 224 parsel hakkındaki davadan davacının vazgeçmiş olması nedeniyle ve bu parsele ait tutanağın mahkememizde bulunmaması nedeniyle bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından “104 ada 224 parsel hakkındaki davanın
feragat nedeniyle reddine” karar verilmesi gerekirken, hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde verilen kararın yerinde olmadığı, 104 ada 255 parselin ise yol niteliğinde olup davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca diğer davalı … Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın da husumet nedeniyle reddi yolunda hüküm kurulması gerekirken, bu yolda hüküm kurulmadığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1995 yılında yapılıp 02/07/1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, sair temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi dosyanın incelenmesinde Hazinenin çekişmeli 104 ada 224 sayılı parselin tespitinin iptali istemi ile açılmış bir davası ya da açılmış bulunan davaya 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince harçlı katılımı bulunmamaktadır. 101 ada 224 parsel tutanağının incelenmesinde bu taşınmazın kadastro mahkemesinin 2006/ 921 esas sayılı dosyasında davalı olduğu anlaşıldığından mahkemece bu parsel hakkında “tespit gibi tescil” değil, “bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuş olması da sonuca etkili görülmediğinden Hazinenin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz dilekçesinin REDDİNE 08/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.