Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2607 E. 2011/5424 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2607
KARAR NO : 2011/5424
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından resen yapılan işyeri kaydı ile işyeri kaydı nedeniyle tahakkuk ettirilen prim ve idari para cezalarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı Kurumca resen yapılan işlemle oluşturulan SS … Kent Konut Yapı Kooperatifi Site Yönetimi unvanlı …. sicil numaralı işyeri kaydının iptali ile bu işyeri kaydı nedeniyle tahakkuk ettirilen prim ve idari para cezalarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, Site yönetimi adı altında kurumca tescil edilen 2.8592.09.09.1079525.34.20 sicil sayılı işyerinin işverenlik durumu bulunmaması sebebi ile iptaline,bu sebeple işveren aleyhine takip ettirilen primlerin iptaline,idari para cezasının iptaline ilişkin davaya bakmaya Sulh Ceza Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurum Müfettişi tarafından hazırlanan 18.10.2006 tarihli raporda, Sitede 80 dairenin oturulur durumda olduğu ve üç kapıcının çalıştırıldığının tesbit edildiği, SS … Kent Konut Yapı Kooperatifi Site Yönetimi adına 8592 işkolu kodunda işyeri dosyasının tescilinin yapılması ve işverene idari para cezası uygulanması gerektiğinin, çalıştığı tesbit edilen … için 01.07.2006, … için 12.09.2006 ve … için 12.09.2006 tarihli işe giriş bildirgelerinin talep edilmesi gerektiğinin ve işe giriş bildirgeleri yönündende idari para cezası uygulanmasının bildirildiği, davalı Kurumca Müfettiş raporuna dayanılarak prim borcu tahakkuk ettirilerek idari para cezaları uygulandığı, idari para cezalarına dair takip belgelerinin dosyada bulunduğu ancak prim tahakkukuna ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır.
a) İşyeri tescil kaydının ve davalı Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcunun iptaline ilişkin dava yönünden;
Dava, sonucu itibariyle dava dışı … , … ve … isimli kişilerin davacıya ait işyerinde hizmet akti ile 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Hal böyle olunca, verilecek kararın … , … ve … ’ın da hak alanını doğrudan etkilediği açıktır. Bu bakımdan, … , … ve …’a davanın yöntemince yöneltilmesi gerektiği ortadadır. Mahkemece yargılamanın … , … ve …’ın katılımı sağlanarak sürdürülmesi gerekirken yazılı şekilde sonuçlandırılması isabetsizdir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da SS … Kent Konut Yapı Kooperatifi Site Yönetimi unvanlı ……. sicil numaralı işyeri bulunup bulunmadığı, site yönetiminin ne zaman faaliyete geçtiği, hangi tarihten itibaren işçi çalıştırmaya başladığı konularında geniş bir araştırma yapılarak, malik olmayan komşu işyeri tanıkları tesbit edilerek , beyanlarının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca varılması hatalı olmuştur.
b) İdari para cezasının iptaline ilişkin dava yönünden; Anayasa Mahkemesi’nin 04.10.2006 tarih 2006/75 E 2006/99 Karar sayılı kararı ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 5454 sayılı Yasa ile değişik 140 maddesinin 4 fıkrasında yer alan “Kurumca itirazı red edilen kararların tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesine başvurulabilir” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu kabul edilerek iptal edilmiş ve bu karar 07.04.2007 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal gerekçesinde işlemin idari bir işlem olması nedeni ile idari yargının görevli olması gerektiğini belirtmiş yasa koyucu tarafındanda bu gerekçeye uygun şekilde çıkarılan 5655 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 140. maddesi değiştirilmiştir.
09.05.2007 tarihli 5655 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değişik 506 sayılı Yasanın 140. maddesinin son fıkrasınca ;İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî para cezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazın reddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80 inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir.
Hal böyle olunca, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140. Maddesinin 4 fıkrasında yer alan Sulh Ceza Mahkemesine 15 gün içinde başvurulabileceğine ilişkin hükmün iptal edilmiş olmasına ve yapılan yeni yasal düzenleme ile idari para cezalarına karşı yapılan itirazın reddi halinde yetkili idare mahkemelerine 30 gün içinde başvuru yapılabileceği belitilmesine karşın mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacı adına davalı Kurumca dava konusu işlemlerle tahakkuk ettirilen primlere ilişkin tüm belgeleri istemek, davayı yöntemince … , … ve …’ a yöneltmek ve bu kişileren ileri süreceği delilleri toplamak, SS … Kent Konut Yapı Kooperatifi Site Yönetimi unvanlı …. sicil numaralı işyeri bulunup bulunmadığı, site yönetiminin ne zaman faaliyete geçtiği, hangi tarihten itibaren işçi çalıştırmaya başladığı konularında zabıta araştırması yapmak, belediye kayıtarını getirtmek, araştırmayı genişleterek, site de malik olmayan kiracılar veya komşu işyeri tanıkları tesbit edilerek , bunların beyanlarına başvurmak ve idari para cezasının iptaline ilişkin dava yönünden ise davaya bakmaya adli yargı yeri değil idari yargı yeri görevli olduğundan, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerektiğini de gözeterek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.