YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8913
KARAR NO : 2010/16359
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VE ARK.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine … Köyü parsel sayılı 4550 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1940 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde iken 1990 yılında yörede çalışma yapan 94 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp, 03/03/1993 tarihinde ilan edilen işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmaza ait tapunun iptali ile Hazine adına tesciline, çekişmeli taşınmaza ait tapunun beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1990 yılında 94 numaralı orman kadastro komisyonunca evvelce tahdidi yapılmış ormanlarda 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulama çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları yapılmış; bu çalışma da 03/ 03/ 1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın tamamının 1940 yılında kadastrosu yapılan ve kesinleşerek Hazine adına tescil edilen … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı ve 1990 yılında yapılarak 03/03/1993 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, taşınmazın tamamı daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. – 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut
-2-
2010/8913-16359
durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, tespitte esas alınan tapu kaydı, dava konusu taşınmazı orman kadastro sınırları içine alan işlemin kesinleşmesinden önce oluştuğu, taşınmazın orman sınırları içine alınarak işlemin kesinleşmesinden sonra tapu kaydının yasal değerini yitirdiği, davalıların koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince satış bedelini bu yeri kendilerine satan kişilerden isteyebileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 21/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.