YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5447
KARAR NO : 2010/7157
KARAR TARİHİ : 26.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Talas Belediyesi ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 3357 parsel sayılı 111 Hektar 9999,52 m2 yüzölçümlü taşınmaz, Ocak 1953 tarih 63 sayılı tapu kaydı ve tedavülleri revizyon gösterilerek tarla niteliğiyle … mirasçıları adına, 3349 parsel sayılı, 992 Hektar 8734,95 m2 yüzölçümlü taşınmaz belgesizden mera niteliği ile … Köyü adına, 3323 parsel sayılı 4224 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz belgesizden tarla niteliği ile ölü … … mirasçıları adına, 3322 parsel sayılı 5067 m2 yüzölçümlü taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile ölü … … adına, 3320 parsel sayılı, 4081 m2 yüzölçümlü taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile … … adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi, 3320-3322-3323 ve 3349 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı … Belediye Başkanlığı, 3357 ve 3349 sayılı parsellerin, Belediyenin kadim meraları olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Hazine, 3357 sayılı parselin mera olduğu iddiasıyla müdahil olmuştur. 3322 ve 3323 sayılı parseller hakkındaki Orman Yönetiminin davasının kabulüne ilişkin daha önce verilen hükümler, dairece, orman araştırmasının yetersiz olması ve bu parsellerin içinde yer aldıkları 3349 sayılı mera parselinin davalı olduğu dosya ile birleştirilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, davacı … Belediyesinin ve Müdahil Hazinenin 3357 parsele ilişkin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulü ile 3320-3322 ve 3323 parsellerin tamamının, 3349 sayılı parselin, 09.04.2009 tarihli … bilirkişi raporunda (A) işaretli 2319261 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) işaretli 7609473,95 m2’lik bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Talas Belediyesi ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1- Talas Belediyesinin dava konusu 3349 sayılı parselin orman yapılan (A) işaretli 2319261 m2’lik bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada taşınmazın bu bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin dava konusu 3349 sayılı parselin mera olarak sınırlandırılan (B) işaretli 7609473,95 m2’lik bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, taşınmazın bu bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. büyük yüzölçümlü taşınmazın hangi bölümlerinin hangi sıklıkta hangi ağaçlarla kaplı olduğu belirlenip krokilerinde gösterilmediği gibi, … fotoğrafları da uygulanmamış, sadece memleket haritasında yeşil alan olarak gösterilen ve eylemli durumu doğrulayan bölümler yönünden Orman Yönetiminin davası kabul edilmiş, diğer bölümler mera olarak bırakılmıştır. Bu bölümün eylemli durumu, eğimi ve 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi karşısında durumu değerlendirilmemiştir.
O halde, mahkemece, en eski tarihli memleket haritası … fotoğrafı ve amenajman planı ilgili yönetimlerden getirtilmeli, geniş sahaların ölçülmesinde kullanılan topografya cihazları ile birlikte, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisi ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği taşınmazların birbirinden farklılık arz eden bölümleri yönünden ayrı ayrı belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; yine taşınmazların birbirinden farklılık arz eden bölümleri yönünden ayrı ayrı … yapısı, bitki örtüsü ve çevreleri incelenmeli; taşınmazlar üzerindeki meşe ağaçlarının sayısı, dağılımı, taşınmazların hangi bölümlerini kapladığı belirlenmeli, orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, ayrı renklerle işaretli ve bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, ayrıca yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1/1. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden sayıldığı, 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesindeki “orman ve orman … muhafaza karakteri, üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, … erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün, bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerdir.” hüküm ile aynı Yönetmeliğin 26. maddesi de gözönünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
3- Hazine ve Talas Belediyesinin davalı 3357 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, bu parselin tespitine esas alınan Ekim 1953 tarih 63 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve kayıt maliki mirasçılar tarafından zilyet edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Hazine ve davacı köy, mera iddiasıyla dava açtıkları halde, usulüne uygun mera araştırması yapılmamıştır. Taşınmazın kadim mera olup olmadığı konusunda başka köylerden yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler dinlenmediği gibi keşifte dinlenen ziraat bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde mera bitkilerinden koyun yumağı, keven … yoncası vb rastlandığı, üzerinde hububat ekili olduğu ancak meradan bozma bir yer olduğu belirtildiği halde, raporda belirtilen hususlar üzerinde
durularak karar yerinde tartışılmamıştır. Daha önce, … 2. Asliye Hukuk Mahkamesinin 26.12.1989 tarih ve 1987/116-1989/203 sayılı dosyasında davacı … ile davalılar … … mirasçıları arasında meraya müdahalenin önlenmesi davası görülüp hükme bağlandığı halde bu dosya ve dosyada hükme esas alınan 15.10.1989 tarihli … bilirkişi krokisi uygulanmamış, dayanak tapu kaydı kapsamının belirlenmesinde yararlanılmamıştır. Bu kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29.05.1990 tarih ve 1990/1550-5084 sayılı kararında; “…Diğer yönden uyulan bozma ilamında … … ve arkadaşlarına ait tapu kaydının nokta sınırları ihtiva etmesi ve belirtilen özelliği itibariyle miktarı ile geçerli olduğu açıklanmasına, köy muhtarı ve vekilinin bu kabil davalarda kabule, sulha ve davadan feragata yetkili olmamasına, bu nedenle keşif sırasında çekişmeli arazinin belirtilmesinde köy muhtarı ve vekilinin keşif tutanağına geçen beyanları bağlayıcı nitelik taşımamasına rağmen davalılara ait 278.457 m2 miktarındaki tapunun teknik bilirkişiler tarafından çizilen krokide (A ve B) harfleriyle gösterilen ve toplam 2226 dönüm yüz ölçümünde olan araziyi kapsadığı hakkındaki kabul doğru değil ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.” Denilmemektedir. Bozma kararında da belirtildiği üzere dayanak tapu kaydı değişir sınırlı olduğu ve sınırda da mera ve orman olması nedeniyle miktarı ile geçerli olup yine yukarıda belirtilen davada Hazine taraf olmadığından Hazine yönünden bağlayıcıda olmadığının göz önünde bulundurulması, tapu kaydı davalı parsel dışında 84 adet parsele daha revizyon gördüğü halde bu parsel tutanak örnekleri de getirtilerek kapsamının belirlenmemesi doğru değildir. Ayrıca taşınmazın sınırında eylemli orman olduğu halde orman yönünden araştırma yapılması gerektiği de düşünülmemiştir. O halde;
Yukarıda 2 nolu bentte açılandığı gibi mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve iki harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda yapılacak inceleme sonucunda taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, 4785 sayılı yasa karşısında hukuki değerini yitiren tapu kaydına değer verilemeyeceği düşünülmeli, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti halinde ise, bu kez dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü 3018-3019-3050-3080-3088-3107-3116-3121-3125-3126-3127-3128-3129-3130-3200-3085-3083-3089-3103-3108-3111-3114-3119-3106-3263-3257-3206-3348-3354-3355-3356-3357 sayılı toplam 84 parsele ait kadastro tutanak örnekleri, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1989 tarih ve 1987/116 – 1989/203 sayılı dosyası getirtilmeli, başka
köylerden yansız ve yaşlı yerel bilirkişiler ve iki harita mühendisi marifetiyle yapılacak keşifte, taşınmazın kadim mera olup olmadığı yerel bilirkişilerden sorularak belirlenmeye çalışılmalı, sınırları; Doğusu; Taşkesen ve Serin Taş, Kuzeyi; İşbile … … ve Kızıl Gedik, Batısı; İstifosna ve üç taş, …; … … Üstü okuyan, 278.457 m2 yüz ölçümlü 14.01.1953 tarih 63 sayılı tapu kaydının sınırları tek tek yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak yerleri belirlenmeli, harita mühendislerinden tapu kaydının uygulamasını ve zemindeki sınırlarını gösteren rapor ve kroki alınmalı, ayrıca tapu kaydının uygulanması ve sınır yerler memleket haritası üzerinde de gösterilmeli, Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1989 tarih ve 1987/116-1989/203 sayılı kararına esas alınan 15.10.1989 tarihli … bilirkişi krokisinden uygulamada yararlanılmalı, yukarıda sözü edilen 14. Hukuk Dairesinin bozma kararında da belirtildiği üzere, dayanak tapu kaydı değişir sınırlı olması ve sınırda da mera ve orman nitelikli taşınmazlar bulunması nedeniyle miktarı ile geçerli olup yine yukarıda belirtilen davada Hazine taraf olmadığından Hazine yönünden bağlayıcıda olmadığı, ancak o dosyadaki tespitlerin davanın tarafı olan köy ve davalı gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturacağı gözönünde bulundurularak, tapu kaydına 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince miktarıyla geçerli olan tapu kaydının revizyon gördüğü ve yukarıda belirtilen parsellerin miktarlarının toplamı belirlenip kayıt miktarı ile karşılaştırılarak kapsam belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ:
1- Yukarıda 1. bentte açıklanana nedenlerle; Talas Belediyesinin dava konusu 3349 sayılı parselin orman olarak tescile karar veirlen (A) işaretli 2319261 m2’lik bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüm yönünden hükmün ONANMASINA,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin dava konusu 3349 sayılı parselin (B) işaretli 7609473,95 m2’lik bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü bu bölüm yönünden hükmün BOZULMASINA,
3- Yine 3. bentte açıklanan nedenlerle; Hazine ve Talas Belediyesinin davalı 3357 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün BOZULMASINA 26/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.