Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/3728 E. 2010/476 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3728
KARAR NO : 2010/476
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.10.2008 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının 01.10.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç doğru değildir.
Gerçekten, davacının tahsis talep tarihi olan 03.09.2008 tarihi itibari ile 3201 sayılı yasa kapsamında Almanya’da geçen 01.04.1999-31.12.2007 tarihleri arasındaki çalışmalarından 3150 günü ve ev hanımı olarak gecen 27.02.1974-27.02.1980 tarihleri arasındaki 2160 günü kuruma borçlandığı ve toplam 5310 gün prim ödemesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı tarih olan 31.07.2008 tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 60/A-b maddesi uyarınca mı yoksa 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Yasa’nın 17 maddesi ile 506 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 81.madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın geçici 81/A maddesi; Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanacağını kabul etmiştir. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 31.01.2008 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 60/A-b maddesi ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün prim ödemesi gerektiğini kabul etmiştir.
Somut olayda davacının 1953 yılında doğduğu açık olup, 3201 sayılı Yasa kapsamında Almanya’da geçen hizmetlerinden 5310 günü kuruma 31.07.2008 tarihinde ödemiştir. Davacının, 4447 sayılı Yasa’nın 17 maddesi ile 506 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 81 maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihinde Türkiye’de Sosyal Sigortalar Kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi bu tarih de 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılmış bir borçlanması da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 sayılı Yasa kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 31.07.2008 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 60/A-b maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2005 gün ve 2005/10-138 E,2005/221 K,15.03.2006 gün ve 2006/21-36E,2006/80 K. ve 08.07.2009 gün ve 2009/21-309 E,2009/322 K, sayılı ilamları da aynı yöne ilişkindir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.