Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12525 E. 2011/3210 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12525
KARAR NO : 2011/3210
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan …., … İnş. Tic. Ltd. Şti ve …. vekillerince temyiz edilmesi ve davalılardan …. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle feragat nedeniyle hakkındaki dava reddedilen … Ltd. Şirketine karşı donatana izafeten açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılmasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Uyuşmazlık davacının iş kazası sonucu %. 35.20 oranında iş göremez duruma gelmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı “…. Genel Müdürlüğü “bünyesinde bulunan “… Müdürlüğüne “ait tahmil ve tahliye işlerini taşeron olarak almış bulunan “… İnşaat Tic.ve Bilgisayar Elektronik Büro Donatım Ltd.Şirketi” ünvanlı işveren işcisi olarak çalışmakta iken 1.6.2001 tarihinde … bayraklı “…” isimli geminin ambarında yükleme sırasında uğradığı iş kazası sonucu % 35.20 oranında sürekli işgöremez duruma geldiği, malul kalarak bundan dolayı 127.385.73 TL maddi , 45.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş , Mahkemece dava kısmen kabul edilerek 1.00 TL maddi tazminatın 1.6.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ….,… Ltd. Şirketi ve ….tahsiline ,127.385.73 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın ise 1.6.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ….’den tahsiline karar verilmiştir.
Hükme esas alınan kusur raporuna göre iş kazasının meydana gelmesinde “… “isimli geminin “… “ünvanlı donatanın %80 oranında ,…da yapılan yükleme işlerinin asıl işvereni konumunda bulunan “…. Genel Müdürlüğünün” %10 oranında ve …da yükleme işlerinin taşeronu konumunda bulunan “… İnşaat Ticaret Ltd.Şirketinin ise %10 oranında kusurlu bulunduğu, davacının ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler ışığında davacının kusursuzluğu ve sürekli iş göremezlik oranı dikkate alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın az takdir edildiği açıkca belli olmaktadır.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlerden ilgililerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.