Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10646 E. 2010/5889 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10646
KARAR NO : 2010/5889
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, icra takibine konu edilen senet altında kefil kısmında bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, senedin metninden de anlaşılacağı üzere teminat senedi olduğunu, müvekkilinin alacaklı görünen kişi ile ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, haksız takip nedeniyle % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş, % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacı …’in Kartal 3.İcra Hakimliğinin 2004/564 Esas sayılı imzaya ve faize itiraz davasının 15.4.2004 ödeme tarihli 40.000.00.-YTL.bedelli bonodaki kefil sıfatı ile atılan imzanın davacıya ait olduğu anlaşıldığından reddedildiği, bu red kararının Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin kararı ile onandığı, hükmün 12.4.2006 tarihinde kesinleştiği, icra mahkemesince alınan Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı … ‘ün raporuna göre bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun sabit olduğu, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/42766 Hazırlık sayılı dosyasında davalı hakkında sahtecilik suçundan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, davacı … hakkında 2006/35286 Hazırlık numaralı dosyası ile iftira suçundan soruşturma başlatıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin gerekçesinde belirtilen Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/42766 Hazırlık sayılı dosyasında davalı hakkında sahtecilik suçundan dolayı kavuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de itiraz üzerine yetkili Ağır Ceza Mahkemesince takipsizlik kararının kaldırıldığı ve davalı hakkında dava konusu bono ile ilgili olarak sahtecilik suçundan ceza davası açıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K.nun 53. maddesi uyarınca Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararları ile maddi vakıayı saptayan kararları hukuk hakimini bağlar. İcra Mahkemesinin kararı ise takip hukukuna ilişkin olup somut olayda bu dava yönünden kesin hüküm oluşturmaz.
Bu durumda mahkemece, dava konusu senetle ilgili davalı hakkında sahtecilik suçundan açılan ceza davasının sonucu beklenerek B.K.nun 53. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.