Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5074 E. 2010/8427 K. 16.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5074
KARAR NO : 2010/8427
KARAR TARİHİ : 16.06.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2007 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 117 ada 3 ve 102 ada 100 parsel sayılı sırasıyla 4.423,66 m2 ve 9.411,94 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiştir.
102 ada 251 parsel sayılı 2.260,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
102 ada 105 parsel sayılı 502,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
102 ada 109 parsel sayılı 301,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden ham … niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
102 ada 106 parsel sayılı 6.581,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
Davacı …; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 117 ada 3 parselin güneyinde bulunan yolun, kadastro sırasında adına tespit edilen 102 ada 100 parselin ve kadastro sırasında eşi … adına tespit edilen 102 ada 106 parselin çevresinde yer alan (102 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı .belirlenen) taşınmazların, 102 ada 105, 109 ve 251 parsel sayılı taşınmazların ve bunların çevrelerinde yer alan (102 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı tespit edilen) taşınmazların adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 117 ada 3, 102 ada 100 ve 106 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın bulunmadığı anlaşıldığından kesinleştirme işlemleri yapılmak üzere tutanak asıllarının tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine, 102 ada 251 parselin tespit gibi tapuya tesciline, 102 ada 105 parselin kadastro tespitinin iptal edilerek davacı adına tapuya tesciline, 102 ada 109 parselin kadastro tespitindeki niteliğinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, kadastro tespit tutanağı kesinleşmiş olan 102 ada 1 sayılı … Devlet Ormanı sınırları içinde kalan ve … bilirkişi … tarafından düzenlenen krokili raporda (A), (B), (C), (D), (E) ve (F) ile işaretlenen taşınmazlara yönelik

davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından, 117 ada 3 parselin güneyinde bulunan yol hakkında ise kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinden bu taşınmazlara yönelik davaların tefrikine ve mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde ilgili belgelerin fotokopileri çekilerek görevli ve yetkili Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir..
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro tespit tutanağı kesinleşmiş olan 102 ada 1 sayılı … Devlet Ormanı sınırları içinde kalan ve … bilirkişi … tarafından düzenlenen krokili raporda (A), (B), (C), (D), (E) ve (F) ile işaretlenen taşınmazlara ve 117 ada 3 parselin güneyinde bulunan yol hakkında ise kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu yerlere yönelik davanın tefriki ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “1 , 2, 3, 4 ve 6 numaralı kesimlerinin 3. bendinde yer alan “davanın tefriki ile” sözcüklerinin kaldırılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16.06.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.