Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2812 E. 2010/7079 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2812
KARAR NO : 2010/7079
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve … 30.12.2005 tarihli dilekçeleriyle sınırlarını bildirdikleri, … … köyü Martılı mevkiinde bulunan taşınmazın, … … tarafından imar ihya edilip, tarım alanı olarak zilyet edilirken, …, onun … …’a ve onunda müvekkillerine devrettikleri, yararlarına imar ihya ve kazandırıcı zamanaımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, bu yerin Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tescilini istemiş, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan parselasyonda, dava konusu edilen taşınmazın 185 m2 bölümünün 6055 ada 23 parsel sayılı dava dışı gerçek kişiler adına kayıtlı parsel içinde, 128 m2 bölümünün 6005 ada 30, 132 m2 bölümünün 6005 ada 22, 420 m2 bölümünün 6005 ada 25, 276 m2 bölümünün 5997 ada 1, 287 m2 bölümünün 5997 ada 2, 338 m2 bölümünün 5997 ada 3, 5997 ada 4 sayılı Hazine parseli içinde, 515 m2 bölümünde imar yolunda kaldığı belirlenmiş, davacılar dava dışı gerçek kişiler adına kayıtlı 6055 ada 23 sayılı parsel içinde kalan bölüme ilişkin davasını takip etmeyeceğini bildirmiş, Mahkemece … Köyü 6055 ada 23 sayılı parsel içinde kalan bölümüne ilişkin dava takipsiz bırakıldığından, bu bölümle ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, … 5597 ada 1, 2, 3 ve 4, 6005 ada 22, 25, 30 parseller ile imar yolunda kalan bölümlerinin kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, bu yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle bu bölümlere ilişkin davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; tapu kaydındaki şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp, 26.11.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde ve 1986 ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması 1993 yılında yapılıp, 26.02.1993 tarihinde ilan edilerek, dava tarihinden önce kesinleşen, … Köyü (Mahallesi) sınırları içindeki …
Devlet Ormanında, aplikasyon ve Belediyeye piknik alanı için irtifak ve … kurumu için izin verilen bu nedenle daha önce 2/B madde uygulaması yapılamayan ancak irtifak ve izinleri iptal edilen yerlerde 2/B madde uygulaması vardır.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazların yörede 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditinde orman sınırları içinde bırakıldığı, makiye ayırma işlemine konu edilmediği, 1986 yılında 21 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp kesinleşen 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında, 2175 ila 2180 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile P.LII olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü hususları gözetilerek, gerçek kişilerin davasının reddine, yasal olarak karar harcı ve vekalet ücretine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 26/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.