YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/564
KARAR NO : 2011/1353
KARAR TARİHİ : 21.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 16.05.2008 tarih 6780 sayılı işlemin iptali ile emekli aylığının ödenmeye devam etmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz edenin sıfatına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 1479 sayılı Yasaya tabi hizmetlerinin hatalı hesaplanması nedeni ile 01.09.2005 tarihinden itibaren almakta olduğu yaşlılık aylığını iptal eden ve yersiz ödenen aylıkların geri istenilmesine ilişkin Kurum işleminin iptal edilerek Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile yaşlılık aylığının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, SGK’nun 16.05.2008 gün ve 6780 sayılı kararında, davacının emekliliğinin iptal edilmesi yönündeki işlemin iptali yönündeki talebin reddine, davacıya yersiz ödendiği iddia edilen 16.488.55 TL’nin iadesi yönündeki işlemin iptaline ve davacının 31.08.2009 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespiti ile 31.08.2009 tarihinden itibaren emekli aylığı almasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 1950 doğumlu olan davacı …’ün 25.08.2005 tarihli tahsis talebi üzerine 3493 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmeti ile 1992 ila 2001 tarihleri arasında kalan 1595 günlük (4 yıl 5 ay 5 gün ) 1479 sayılı Yasaya tabi hizmetleri toplamı olan 5088 gün üzerinden 506 sayılı Yasanın geçici 81. Maddesine göre 01.09.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, bağlanan aylığın, ekli … İl Müdürlüğünün 16.11.2007 günlü yazısı ile davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi hizmetlerinin Kurumca hatalı hesaplanması nedeni ile gerçek hizmetinin 4 yıl 14 gün olduğunun bildirilmesi üzerine SSK bu yazıya istinaden davacının aylık bağlama tarihinde yeterli gün sayısına (5000 gün) sahip olmadığından 16.05.2008 gün ve 6780 sayılı Kurum kararı ile davacının yaşlılık aylığının başlangıçtan iptal edilip, ödenen 16.488.55 TL’nin borç kaydedildiği, görülen dava sırasında davacının 107 gün karşılığı kısmi Askerlik borçlanması yapması üzerine borçlanma karşılığının yatırıldığı tarih itibariyle aylığının yeniden bağlanmasına karar verildiği görülmektedir.
Davacıya aylık bağlanmasına ilişkin varılan sonuç temyiz edenin sıfatı gözetildiğinde doğru ise de yersiz ödenen aylıkların iadesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline ilişkin istemin de kabulüne karar verilmesi yasaya uygun değildir.
Bu konuda davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 96.maddesidir.01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96’ncı maddesinin birinci fıkrasında “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.” hükmü öngörülmüştür.
Yasaların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda yasaların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Anılan Kanunun geçici maddelerinde de, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğine işaret eden herhangi bir kural bulunmadığından ve bu düzenleme sigortalı yararına olduğundan, sonuç olarak söz konusu 96’ncı madde düzenlemesinin, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacaklarına ilişkin süregelen uyuşmazlıklara uygulanması gerekir.
Somut olayda 01.09.2005-16.05.2008 tarihleri arasındaki yaşlılık aylıklarının ödenmesi davacının kasıtlı ve kusurlu davranışlarından mı, yoksa davalı SGK’nun hatalı işleminden mi kaynaklandığı hususu yeniden yukarıda açıklanan yasa maddeleri ğereğince incelenip , 5510 sayılı Yasa nın 96’ncı madde hükmü dikkate alınarak oluşan sonuç gereğince bir karar verilmesi gerekirken yasal düzenlemelerin dışın da ve yasal dayanakları bulunmayan gerekçe ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 21.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.