YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4647
KARAR NO : 2011/5160
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-karşı davalı, tescil ve sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline,
Davalı-karşı davacı Kurum ise, davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemişlerdir..
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının davasının kabulüne, davalı-karşı davacı Kurumun davasının reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle … hizmetinin ve dolayısıyla yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini, davalı- karşı davacı Kurumda yaptığı ilamsız icra takibine davalı -karşı davacının yaptığı itirazın iptalini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının 22/03/1985 – 28.02.1998 tarihleri arasındaki sigortalılığının ve buna bağlı yaşlılık aylığının iptaline ilişkin 28.5.2001 tarih ve 2/5309-6118 sayılı davalı Kurum işleminin iptaline ,birleşen 2002/302 Esas sayılı dosya yönünden,davanın reddine ,karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
507 sayılı Yasa’nın 2.5.1983 tarihli ve 62 sayılı K.H.K. ve K.H.K’nun aynen kabulüne dair 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3153 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesine göre ise “Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve küçük sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki derneğe kayıt olmak zorundadır. Kayıt zorunluluğunu 1 ay içinde yerine getirmeyenler sicile kayıt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler.” Değişik 119. maddeye göre “ mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili derneğe kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır.” 62 sayılı K.H.K.’nun geçici 2. maddesinde “Esnaf siciline kayıt ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde çıkarılmak zorunda” olduğu bildirilmiş İlgili Yönetmelik ise 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe konmuş ve 1 yıllık geçiş süresi 1.1.1985 tarihinde sona ermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 23.7.1999 tarihli giriş bildirgesi ile 25.6.1982 tarih ve 487 sıra numarası ile Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odasındaki üye kaydına istinaden 22.03.1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak tescil edildiği, tescilinin 28.2.1998 tarihine kadar devam ettiği, 28.7.1999 tarihinde isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunduğu ve de 25.10.1999 tarihinde askerlik borçlanması yaparak borçlanma bedelini ödediği, 25.10.1999 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu,01.11.1999 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumca, 28.5.2001 tarih ve 2/5309-6118 sayılı yazıyla, Bismil Esnaf Odası kayıtlarının müfettiş raporuyla usulsüz olduğu tespit edildiğinden … hizmet sürelerinin ve bağlanan yaşlılık aylığının iptal edildiği, davacıya yersiz ödenen yaşlılık aylığı nedeniyle 1.700.465.380 TL asıl ve 741.556.699 TL faiz olmak üzere toplam 2.244.202.079 TL’nin ödenmesi için ilamsız icra takibi yapıldığı, davacının borca itiraz ettiği, Kurumca itirazın iptali davası açıldığı, 24.02.2000 tarihli 279 sayılı Kurum Genelgesi uyarınca mahallinde düzenlenen tutanakta; davacının Bismil Noterliğinin … yevmiye numarası ile noter tasdikli Üye Kayıt Defterinin 122.. sayfasında 487 sicil numarası ile 25.6.1982 tarihi itibariyle kaydolduğunun, terkine rastlanılmadığının İl Müdür Yardımcısı, Şef ve Memurdan oluşan 3 kişilik kurul tarafından tesbit edildiği,vergi ve esnaf sicil kaydının bulunmadığı, 27.04.2001 tarihli müfettiş raporunda, davacıya ilişkin bölümde; … adına düzenlenen giriş bildirgesinin 21.7.1999 tarih ve 24375 sayı ile kurum kayıtlarına girmesi üzerine adı geçenin Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odasındaki Kaydına istinaden …’a kayıt ve tescil edildiği, adı geçenin 487 sicil numarası ile 25.6.1982 tarihinden beri kayıtlı olduğu, esnaf sicil kaydı ile vergi kaydına rastlanmadığı, tanık beyanlarına göre 1982-1998 yılları arasında seyyar satıcılık, manavlık ve bakkallık yaptığı giriş bildirgesinde mesleğinin gösterilmediği, davacının geçmişe yönelik olarak …’a tabi sigortalılığının gerçekleştiği dolayısıyla Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yapılan kaydın usulsüz olduğu ve bu nedenle davacının 22.03.1985-28.2.1998 tarihleri arasındaki …’a tabi hizmet sürelerinin iptal edilerek kendisine verilen yaşlılık aylığının iptal edilmesi gerektiği, ayrıca Bismil Esnaf Odası üye kayıt defterinin 1997 yılında yeni deftere kayıt edildiği, eski üye kayıt defterinin akıbetinin bilinmediği gerekçesi ile müfettişliğe ibraz edilmediği, sonradan yapılan kaydın usule aykırı olduğu, bu kayıtlar sırasında odayla ilgileri bulunmayan kişilerin kaydının yapılarak … dan haksız yere hizmet süresi kazandırmanın amaç edinildiği, bunun ortaya çıkmasını önlemek için odanın eski üye kayıt defterleri ve yönetim kurulu karar defterlerinin ibraz edilmediği bahse konu üye kayıt defterlerinin gelişigüzel yeni deftere kayıt edildiği , defterde üyelikle ilgili bilgiler ve imzaların olmadığı, eski defterlerin ibraz edilmemesi nedeni ile bu defterlerin güvenilirliği konusunda tereddütler oluştuğu , 1997 yılında yeni defterdeki kayıtlara göre …’a kayıt ve tescili yapılan ve başka bir yerde kaydı bulunmayan kişilerden bilgisine başvurulmak üzere gelenlerin genellikle zahirecilik ve seyyar satıcılık gibi mesleklerle uğraştıklarını ancak buna ilişkin belge ibraz edemedikleri, odaya aidat ödemediklerini ve seçimlerde oy kullanmadıklarını beyan ettikleri, oda kayıtlarının çok eski tarihlerde başlamasına ve sadece oda kaydı olduğu halde vergi mükellefiyeti ve esnaf sicil kaydı olmaksızın bağımsız çalışmalarını nasıl devam ettirdiklerini ve …’a neden 1998-1999 yılında başvurdukları konusunda inandırıcı bir açıklamada bulunamadıklarını ,incelemeye konu kişilerin 1984 yılından öncesine ilişkin hazırun cetvellerinin temin edilemediğini , İl Müdürlüğünce kayıtların doğruluğu ile ilgili yapılan tetkiklerinde oda başkanlığınca eski defter ve belgeler ibraz edilemediği için sonradan düzenlenen defterdeki bilgilere itibar edilerek tutanak tutulduğu bu nedenlerle davacının sigortalılığının geçersiz sayılarak, aylık bağlanmış olanların aylıklarının iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiği,Bismil Esnaf Odası yöneticileri ve üyelerinden oluşan 59 kişi hakkında resmi evrakta sahtekarlık suretiyle Kamu Kuruluşunu dolandırmak suçlarından Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu,İddianamede, eski üye kayıt defterinin ibraz edilemediği, mevcut üye kayıt defterinin düzenli tutulmadığı, oda ile ilgisi bulunmayan kişilerin odaya kaydının yapılarak … dan haksız aylık almalarının sağlandığının belirtildiği, davacı hakkında da resmi evrakta sahtecilik yapılarak kamu kurumunu dolandırmakla suçlanmasıyla dava açıldığı,Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/65 Esas sayılı dava dosyasında Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye kayıt defterleri üzerinde yapılan Kriminal İnceleme raporunun 5. sayfasında davacının Bismil Noterliğince … yevmiye numarası ile tasdiklenmiş üye kayıt defterinin 122. sayfasında 487. sıra numaralarında kayıtlı olduğu, Kriminal raporun 9. sayfasında; bu kaydın doküman inceleme cihazı ile yapılan incelemeleri neticesinde belirtilen kayıt üzerinde tahrifat amaçlı olarak silinti-kazıntı veya ilave yapıldığını gösterir nitelikte yeterli bulgulara rastlanılmadığı şeklinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının 22.03.1985-28.2.1998 tarihleri arasında Esnaf Sicil Memurluğu kaydı bulunmadığından bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığının kabulü gerekir.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması sigortalıya yaşlılık aylığı bağlayıp aylık konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını ve yaşlılık aylığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz sigortalılık kaydının davacınında katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığını sağlayan Bismil Esnaf Odası kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla, oda yöneticileri , üyeleri ve davacı hakkında ceza davası açılması, oda kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulup oluşturulmadığının, oluşturulmuş ise bu sahtecilik işleminin davacının katılımı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği bu dava sonucu verilecek karar ile saptanmasının mümkün olması karşısında, oda kaydının sahtecilik yoluyla oluşturulduğu ve bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştirildiğinin anlaşılması halinde somut olaya MK 2. maddesi uygulanamayacağından ceza yargılamasının sonucu beklenilerek tüm delillerin değerlendirilmesi ve bir sonuca varılması gerekirken, mahkemece ceza davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile tanık sözleri ile yetinilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı- karşı davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 6.6.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.