YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9661
KARAR NO : 2011/3127
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,Kurum işleminin iptaline,prim ve gecikme zammından dolayı borcu olmadığının ve sigortalıların işyeri kayıtlarındaki süre kadar çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe 1996- 2001 tarihleri arasında bir kısım sigortalıların çalışmalarının kuruma noksan bildirildiği ya da hiç bildirilmediğine ilişkin İş müfettişinin düzenlediği yerel denetim tutanağı ve raporuna göre, davalı kurum tarafından resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun bulunmadığının tespiti ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemizin gerektiğinde işyerine gidilip, çalışan kişileri saptanarak bunların bilgisine başvurulup, işyerinin kapasite ve imkanlarını araştırılıp, bu arada işveren tarafından ileri sürülen ziyaretçi sayısının da hayatın olağan akışı ile bağdaşıp bağdaşmadığı üzerinde durularak, tüm deliller toplandıktan sonra tutanağın doğru olduğu sonucuna varılırsa Kurum işlemini kabul etmek aksi takdirde belirlenen duruma göre bir karar verilmek gerektiğine ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile iş müfettişi raporu doğrultusunda davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece varılan sonucun hatalı olduğu görülmektedir. Görülmekte bulunulan dava iş müfettişinin düzenlediği tutanak ile iş yerinde çalıştığı halde SSK’na bildirimde bulunulmadığı ve noksan bildirimde bulunulduğu belirlenen işçiler bakımından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı tahakkukuna ilişkin kurum işleminin iptaline ilişkindir. Hal böyle olunca da davanın iş müfettişinin çalışmasını tespit ettiği sigortalıların hak alanının doğrudan ilgilendirdiği, davanın sonucuna göre pirim ödeme gün sayılarının değişeceği ortadadır. Mahkemece dava, lehine çalışma tespit edilen sigortalıların hak alanının ilgilendirdiği halde, anılan sigortalılar davaya dahil edilmeden yokluklarında yargılamanın sonuçlandırılması isabetsiz olmuştur. Her ne kadar uyulan bozma ilamında bu yöne değinilmemiş ise de dava sosyal güvenliğe ilişkin olup kamu düzeni ile ilgilidir. Kamu düzeni ile ilgili konularda ise usuli kazanılmış hakkın söz konusu olamayacağı açıktır.
Öte yandan 25.01.2000 tutanak tarihinde yürürlükte bulunan 1475 sayılı yasanın 89. Maddesine göre iş müfettişlerince düzenlenen tutanaklar aksi sabit olana kadar geçerli olup tutanakların aksinin kanıtlandığından söz etmekte mümkün değildir. İş müfettişi tarafından iş yerinde çalıştırıldıkları halde denetimden kaçırıldığı tespit edilen işçilerin bir bölümü sonradan ziyaret amaçlı geldiklerine dair beyanda bulunmuşlarsa da aynı gün, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 70 kişilik üretim kapasitesi bulunan işyerinde 50 kişinin ziyaret amaçlı bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu açıktır. Kaldı ki kimlik bildirme Yasası gereğince işverence jandarmaya yapılan bildiriminde müfettiş tutanağıyla uyumlu olduğu ortadadır. Hal böyle olunca da iş müfettişi raporunun aksi kanıtlanmadığı göz ardı edilerek ve müfettiş tutanağında çalışmaları tespit edilen sigortalılar bakımından en azından tespitin yapıldığı gün çalışıldığının kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde prim ve gecikme zammının tümden iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu açıktır.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde eksik incele ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın kapsamına göre tarafların sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine,temyiz harcının istek halinde taraf vekillerine iadesine,05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.