Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2051 E. 2010/2431 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2051
KARAR NO : 2010/2431
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06.10.2006 gün ve 3040-3067 sayılı bozma kararında özetle; “Yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, öncelikle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının usulünce araştırılması, bu yerlerle ilgili mera tahsis kaydı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, yapılacak keşifte komşu köyden yerel bilirkişiler dinlenip komşu parsellerin dayanağı kayıtlar yerine uygulanarak bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Çalışlar Köyü 103 ada 135 sayılı 8258 m2 ve 103 ada 138 sayılı 5654 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tarla niteliği ile davacılar Hikmet ve … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dava konusu 103 ada 135 ve 138 nolu parseller ile vazgeçme nedeniyle bu dosyadan tefrik edilerek ayrılan 136 ve 137 parseller, 49, 50, 51 ve 52 nolu parsellere uygulanan Doğusu ve Güneyi: Kır – Koru okuyan 1937 tarih 339 nolu vergi kaydının miktar fazlası ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olması nedeniyle Hazine adına 49, 50, 51 ve 52 parsellerde vergi kaydı miktarı kadar vergi kayıt maliki … Saygılı mirasçıları adına tesbit edilmiştir. Mahkemece, 135 ve 138 nolu parseller kayıt miktar fazlası ise de, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olması nedeniyle davacıların davalarının kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; öncesi bütün olan 49 ila 52 ve 135 ila 138 nolu parselleri dıştan çevreleyen güney batıdaki 103 ada 105 nolu parsel orman olarak Hazine adına tesbit edilmiş ve bu parsele uyulanan 1937 tarih 694 nolu vergi kaydı orman niteliklidir. Yine öncesi bütün olan taşınmazlara kuzey doğuda komşu 41 nolu parselin mera olarak yapılan tesbiti kesinleşmiştir. Kuzey doğuda komşu 53 parsele uygulanan vergi kaydının çekişmeli parseller yönünü mera okuması nedeniyle 139 parsel 53 nolu parselden kayıt miktar fazlası olarak ifraz edilip mera olarak sınırlandırılmıştır. Doğuda komşu 54, 55, 56 ve 140 nolu parsellere 1937 tarih 342 nolu vergi kaydı uygulanmış ve vergi kaydının sınırı koru okuması nedeniyle 140 nolu parsel mera olarak sınırlandırılmıştır. Kuzey batıda komşu 40 ve 131 nolu parsellere uygulanan 1937 tarih 338 nolu vergi kaydı çekişmeli parseller yönünü mera olarak okuduğundan 131 nolu parsel kayıt miktar fazlası mera olarak sınırlandırılmıştır. Bu duruma göre, davacıların dayandığı vergi kaydının doğu ve güney sınırı koru ve kır okumakta, eylemli olarak bu yönlerde mera niteliğinde tesbiti yapılan 41, 131, 139 ve 140 nolu parseller ile orman niteliğiyle tesbiti yapılan 103 ada 105 nolu parsel bulunmaktadır. Ormanlar ve meralar kamu malı olup, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap edilemezler. 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi hükmüne göre değişir sınırlı kayıt ve belgelerin kapsamı yüzölçümlerine değer verilerek belirlenmesi gerekir. Kayıt miktarı olarak davacılara 49 ila 52 parseller verilmişse de, bu parseller kısmen memleket haritasında 103 ada 105 nolu orman parselinin devamı niteliğinde olduğu ve memleket haritasında yeşil alanda orman olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır. Kayıt miktarı olan 3000 m2’lik bölüm sabit sınır olan … tarlası sınırı yani 40 nolu parsel sınırı esas alınarak ve 49 nolu parselin miktarı da 3000 m2’ye dahil edilerek 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri hükmüne göre belirlenip ve 50, 51 ve 52 parseller hakkında Hazine tarafından tapu iptali tescili davası açılabileceği de gözönünde bulundurularak 3000 m2’lik bölümün davacılar adına paylı olarak tesciline, kalan bölümün zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğundan bu bölümler yönünden ise kişilerin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, … olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.