YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9202
KARAR NO : 2011/416
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda;ilamda yazılı nedenlerle, 313.617.42 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmesi ve davalılardan … A.Ş. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.01.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan … A.Ş. vekili Avukat …, … vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 27.07.2007 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı …’ın maddi tazminat isteminin reddine, davacı …’ın maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davacı çocukların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin davacı …’ın maddi tazminat isteminin reddi ile davacı … yararına maddi tazminat verilmesine ilişkin kararı isabetlidir. Manevi tazminata gelince: Davacılar yararına manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı …’ın eşi, davacılar …, … ve …’ın babaları olan sigortalı …’ın öldüğü iş kazasında sigortalının ve işverenin kusurunun bulunmadığı aynı işyerinin işçisi olan davalı …’in % 100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Esas 2010/9202
Karar 2011/ 416
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına 50.000,00-TL, davacılar …, … ve …’dan her biri yararına 40.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı … yararına 60.000,00-TL, davacılar …, … ve …’dan her biri yararına 50.000,00’er TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile davacı …’ın maddi zararı sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine,
2-Davacı … yararına 103.617,42-TL maddi tazminat ile takdiren davacı … yararına 50.000,00-TL, davacılar …, … ve …’dan her biri yararına 40.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 273.617,42-TL tazminatın olay tarihi olan 27.07.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 16.258,87-TL ilam harcından peşin alınan 4.583,00-TL’nin indirimi ile kalan 11.669.87-TL ilam harcının davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan toplam 4.597,00-TL peşin harç giderinin davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 825,80-TL yargılama giderinden takdiren 685,00-TL’nin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı … yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 9.917.05-TL, manevi tazminat miktarları üzerinden davacı … yararına 5.700,00-TL, davacılar …, … ve …’dan her biri yararına 4.600,00’er TL avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
Esas 2010/9202
Karar 2011/ 416
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalılar yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davacı …’dan 2.950,00-TL, davacılar …, … ve …’ın her birinden 1.200,00’er TL avukatlık ücretinin alınarak davalılara verilmesine, davacı …’ın maddi tazminat isteminin reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacının dava açılırken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, …’ın maddi tazminatın reddi nedeniyle davalılar yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, Davalılar yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 25.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.