YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3624
KARAR NO : 2010/7015
KARAR TARİHİ : 26.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, 11.06.1998 havale tarihli dilekçeyle, … Beldesi … mevkiinde sınırlarını bildirdiği 17 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın, … tarafından zilyet edilirken, ölümüyle kendilerine intikal ettiğini, muris ve kendileri tarafından malik sıfatıyla zilyet edilirken, davalı … Yönetimi tarafından orman olarak sınırlandırıldığını, daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını bir bölümünün 3523 ve 3524 parsel sayısı ile A…. … tarafından zilyet edildiğinden söz edilerek, diğer bölümünün ise kullanıcısı belirtilmeden Hazine adına tescil edildiğini, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, Hazine adına oluşan tapu kaydının iptalini ve adlarına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastorsu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, bu tür yerlerin zilyetlikle edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir. Hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.11.1966 tarihinde … köyünde ilan edildikten sonra kesinleşen orman tahditi bulunmaktadır. Daha sonra 1982 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yine 1992 yılında yapılıp 15.05.1992 tarihinde ilan edilen ve 15.11.1992 tarihinde kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile arazi kadastro paftası ve diğer belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişiler ve harita mühendisi bilirkişi raporlarıyla dava konusu edilen taşınmazın yörede 1966 yılında yapılıp 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, bir bölümünün P.VI ve P.VII olarak 1992 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 3523 ve 3524
parsel olarak Hazine tapuya tescil edildiği, diğer 14087,52 m2 bölümünün ise orman sınrılır içinde aplike edilip 3482 parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, taşınmazların son 50 – 60 yıldır hiç zilyet edilmediği, eylemli larak çevresindeki orman ile aynı yapıdaki çalılık ve orman alanı oldu, bu haliyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olmadığı belirlenip, orman sınırları içinde kalan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği, devlet ormanları üzerindeki zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceği gibi, suç teşkil edeceği, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer yönünden, taşınmazın eylemli devlet ormanı olduğu, Orman Yönetimi tarafından orman olarak kullanılmak üzere kendilerini tahsisi istenebileceği gibi, orman olarak kullanılmak üzere Hazine tarafından Orman Yönetimine de tahsisi edilebileceği, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenen 3523 ve 3524 sayılı parsellerin çevresi ile birlikte son 50-60 yıldır hiç zilyet edilmediği, çevresindeki devlet ormanı ile yanı yapıda çalılık ve ormanlığa dönüştüğü belirlendiğinden, davacıların taşınmazın kullanımlarında olduğu yönünde beyanlar hanesine şerh yazılaması isteminin yasal bir dayanağının bulunmadığı, Hazine tarafından 3523 ve 3524 sayılı parsellerin tapu kaydını beyanlar hanesinde halen mevcut kullanıma ilişkin şerhin yasal dayanağı bulunmadığından silinmesi istemiyle her zaman dava açılabileceği, gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … temyiz harcın temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 26/05/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.