YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10556
KARAR NO : 2010/5471
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının acentesi olduğu gemi için JRC marka … model AIS cihazının davalı şirket adına müvekkilince ithal edildiğini, cihazın 13.09.2003 tarihinde gemiye monte edildiğini, 11.01.2005 tarihli ihtara rağmen davalının satış bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bilirkişi heyetinin ön raporuna karşı beyanlarında … İhtisas Mahkemesinin görevli olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını,müvekkili şirketin gemi işleteni olmadığını, gemi acenteliğinin de davaya konu teçhizatın sipariş ve montajından önce sona erdiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalı tarafın görev yetki itirazı ile zamanaşımı def’i yerinde görülmemiş benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre 830.000 Japon Yeni karşılığı 9.816.41 TL tutarındaki malzemenin davalının acenteliğini yaptığı gemiye teslim ve montajının yapıldığı, davalının temerrüdünün sabit olduğu gerekçeleriyle itirazın 9.816.41 TL asıl alacak, 1.804.60 TL birikmiş direnim faizi olmak üzere toplam 11.621.01 TL’lik bölümünün iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30 ve değişen oranlarda avans faizi cinsinden direnim faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Acentenin aracılık ettiği veya akdettiği mukaveleden doğan alacaklarda müvekkili namına dava açabileceği gibi müvekkiline izafeten kendisine karşı da dava açılabilir.Ancak hüküm müvekkil hakkında kurulur. Çünkü acentenin sorumluluğu vekilin sorumluluğu gibidir.
Somut olayda davalının dava dışı bir geminin acentesi olduğu ancak geminin satılması nedeniyle acenteliğinin sona erdiği savunulmuştur. Dava konusu satış işleminin yapıldığı iddia edilen tarihte davalının acente durumunda olduğu davacının da kabulündedir. Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler gözetilmeden acente aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine,04.05 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.