Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/19120 E. 2013/20573 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19120
KARAR NO : 2013/20573
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurtdışında geçen çalışma ve ev hanımlığı sürelerinin 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi kapsamında borçlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Almanya’da rant sigortasına girdiği tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi başvuru tarihinde Türk vatandaşı olma koşulu aranmaksızın 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun ve borçlanma tutarının başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 16.02.1986 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine, davacının yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi başvuru tarihinde Türk vatandaşı olma koşulu aranmaksızın 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun ve borçlanma tutarının başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un 38.maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya 5510 sayılı Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinin son fıkrasında “Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5.maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesininn 29.maddesinin 4.bendi anlamında yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Öte yandan prim kesintisi yapılmaksızın yurtdışında eğitim süresi olarak veya meslek öncesi eğitim kursu geçen sürelerin de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, davacının 16.12.1986-30.09.1990 tarihleri arasında “gebelik/analık koruması” ve “çocuk yetiştirmeden dolayı zorunlu prim süreleri” nedeniyle sigorta kapsamına alındığı ve fiili (eylemli) çalışmasının 01.05.1995 tarihinde başladığı anlaşılmakla 18 yaşını doldurduğu ancak fiili çalışmasının bulunmadığı 16.12.1986 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının Almanya’da fiili (eylemli) çalışmasının başladığı 01.05.1995 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile … biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacı yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespitini istemiştir.
Uyuşmazlık, davacının yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 5.maddesine 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 79.maddesi ile eklenen (yürürlük tarihi 08.05.2008) 4.fıkraya göre “Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”
Somut olayda, davacının 30.03.2012 ve 04.01.2012 tarihlerinde borçlanma talebi bulunmaktadır. Davacının borçlanma talep tarihinden sonra 05.06.2012 tarihinden itibaren 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı tescili bulunmakta ise de borçlanma süresinin hangi sigortalılık statüsünde geçmiş sayılacağı borçlanma talep tarihine göre belirlenir. Davacının borçlanma talep tarihleri 30.03.2012 ve 04.01.2012 olup bu tarihlerden önce Türkiye’de 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığı bulunmadığından 3201 sayılı Kanun’un 5.maddesinin 4.fıkrasına göre yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalılık haline göre geçmiş sayılması gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yerinde olmayan gerekçeyle davacının yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.