Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/3155 E. 2013/4990 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3155
KARAR NO : 2013/4990
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacının 6.11.2001 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle % 9,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalının % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Dairemizin 26.9.2011 tarih 2010/4523 E.,2011/7321 K. sayılı bozma kararından sonra yapılan yargılamada, dosyanın daha önce 16/05/2007, 15/04/2008 tarihlerinde işlemden kaldırılmakla, HMK nın 150/6 ve 320/4 madde hükmüne göre davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.
Davacı vekili son duruşmadan önce 29.06.2012 tarihli dilekçesinde duruşma gününde … İş Mahkemesinde duruşmaları bulunduğu için duruşmaya katılamayacağını ve yokluğunda direnme kararı verilmesini istediğini belirten bir dilekçe vermiştir.
İşlemden kaldırma ve davanın açılmamış sayılması müessesesi HMK 320/4. maddesinde (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 409 ve devamı maddelerinde) düzenlenmiştir.
Kural olarak, mahkemece; taraflara usulüne uygun davetiye çıkarılması, bu yolla tarafların duruşmada hazır bulunmalarının ve savunma yapabilmelerinin sağlanması yasal bir zorunluluk ve hukuki dinlenilme hakkının da gereğidir.
Usulüne uygun davet edilen taraf davacı ise, davasını takip etmek istiyorsa bizzat ya da vekili vasıtasıyla duruşmaya katılmalıdır. Eğer duruşma günü celseye katılma imkanı yoksa buna ilişkin mazeretini bildirmeli, belgelemeli ve duruşma gününün kendisine bildirmesi için gerekli giderleri de yatırmalıdır. Davalı taraf ise, yargılamaya katılmak istemiyorsa ve savunma yapmayacaksa katılmak zorunda değildir. Bu durumda davayı inkar etmiş sayılır; davayı takip etmek isteyip de buna imkanı yoksa bu durumu dilekçesi ile bildirmeli, belgelemeli ve tebliğ giderlerini de yatırmalıdır.
Görüldüğü üzere, duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan tarafın bu mazeretini bildirip belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağı bulunmaktadır.
Mahkemece, usulüne uygun biçimde davet edilmiş taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenecek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir.
Mazeret göndermeyen davacı tarafın yokluğunda duruşmaya gelen taraf davayı takip etmeyeceğini açıkça bildirirse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Mazeret bildirilmişse ve diğer taraf hazır ise bu mazeret konusundaki düşüncesi mutlaka sorulmalıdır.
Davacı yanca mazeret bildirilmiş; mazereti hazır bulunan taraf ve mahkeme kabul etmişse bu halde yargılamaya devam olunarak belirlenecek yeni duruşma gününün yatırılan davacı giderlerinden karşılanarak gelmeyen tarafa bildirilmesi gerektiğinde de kuşku yoktur.
Davacı mazeret bildirmiş ancak belgelendirmemişse ya da gönderdiği mazeret geçerli değilse, hazır bulunan taraf sorulmasına karşın mazereti kabul etmemişse mahkeme mazereti değerlendirecek kabul ederse açıklanan şekilde davacı tarafa yeni duruşma gününü bildirecek, kabul etmezse de davanın hazır bulunan tarafça takip edildiğine ilişkin açık bir beyan bulunmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verecektir.
Somut olayda; dairemizin bozma kararından sonra mahkeme hakimi davacı vekilinin gönderdiği mazereti duruşmada okumuş ve davalı taraf da duruşmaya katılmadığı için davalı tarafa görüşünü soramamış ve davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin Kırıkkkale İş Mahkemesinde duruşmasının bulunması mesleki mazeretinin kabül edilerek duruşmaya devam edilmesi gerekirken mazeretin reddedilerek dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun içeriği aktarılan 21.11.2012 tarih 2012/9-850 E., 2012/816 K. nolu kararıda bu doğrultudadır.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve yargılamaya kaldığı yerden devam olunmak üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.