Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12858 E. 2010/10852 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12858
KARAR NO : 2010/10852
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, eksik işçilik bildirimi nedeniyle Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve geçikme zammının iptaliyle, ihtirazi kayıtla ödenen tutarın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava,davacının eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammının iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen tutarın istirdadına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 17.04.2007 tarihli yazısı ile, 23.11.2006 tarih ve 18/KD/08 sayılı müfettiş raporuna istinaden davacı şirketin eksik işçilik bildirdiği gerekçesiyle prim ve gecikme zammı olarak 4.467,69 TL borç tahakkuk ettirildiği,borcunu 30 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiği,bu yazının davacıya 20.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği,davacının bu yazıya karşı 27.04.2007 tarihinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz ettiği, İtiraz Komisyonunun 02.05.2007 tarih ve 2007/124 sayılı kararı ile itirazın reddedildiği,red kararının 25.05.2007 tarihinde davacıya tebliğ edildiği,davacının 30 gün içinde eldeki davayı açtığı,ihaleye girebilmek için tebliğ edilen 4.930,12TL prim ve gecikme zammı borcunu 14.05.2007 tarihinde ihtirazi kayıtla ödemek için başvurduğu anlaşılmaktadır.
4.10.2000 tarihli 616 sayılı K.H.K’nın 66.maddesi ile sigorta müfettişlerinin işyerlerinde belirtilen nitelikte inceleme ve ölçümleme yapma ve bu raporlara dayalı olarak da Kurum tarafından resen prim tahakkuk ettirme yetkilerini düzenleyen 4792 sayılı Yasa’nın 3917 sayılı Yasa ile değişik 6. maddesi yürürlükten kaldırılmış, ne var ki; 616 sayılı KHK Anayasa Mahkemesi’nin 31.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş,iptal kararı 10.11.2000 günlü Resmi Gazetede yayımlanmış ve iptal kararı yayım tarihinden bir yıl sonra 10.11.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasanın 37.maddesi ile değişik 506 sayılı Yasanın 79. maddesinin 7. fıkrasında fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup,bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi halinde, bu belgenin Kurumca resen düzenleneceği ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edileceği,işverenin,tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği,itirazın reddi halinde işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği,6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasanın 49.maddesi ile değişik “Sigorta Müfettişlerinin Teftiş Yetkileri Başlıklı”506 sayılı Yasanın 130.maddesinin 2.fıkrasında “işverenin Kuruma emsaline, yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının,çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı, yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edileceği” bildirilmiştir. 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 85/1.ve 17.4.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 50 maddesi ile değişik 86. maddesinin 7. fıkrasında da bu mevcut düzenleme aynen yer almıştır.
Somut olayda, davalı Kurumun tüm işyerlerinde ölçümleme hakkının bulunduğu açıkça ortada iken, varsayıma dayalı olarak işyeri tescili önerisinde bulunulduğu ve buna dayalı olarak fark işçilik gereği borç tahakkuk ettirildiği, Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş;davalı Kurumun ölçümlemeye esas aldığı müfettiş raporu ve eklerinin tümünün davalı Kurumdan getirtilip,asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen üç kişilik heyetten rapor alarak gerçek biçimde işçilik oran ve işçi miktarını saptamak ve sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.