YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9513
KARAR NO : 2011/798
KARAR TARİHİ : 08.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, ölümü ile sonuçlanan intihar olayının işverenin hırsızlık suçlaması ile iş akdini haksız feshinin neden olduğundan bahisle maddi ve manevi zararlarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak, ilamda yazılı nedenlerle, 168.845,95 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.02.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava iş akdinin hırsızlık suçlaması ile feshedilmesi nedenine dayalı olarak hak sahiplerinin manevi tazminat istemi ile işçinin ölümü nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar davacı ve davalı tarafça süresinde temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında davacılar vekili 04.08.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini davacılardan … için 200.000,00-TL’ye, … için 200.000,00-TL’ye, Aynur ve …’dan her biri için 10.000,00’er TL’ye yükseltmiş, mahkemece ıslahen artırılan miktarlar esas alınarak davacılardan … yararına 26.053,20-TL, … yararına 43.382,71-TL, … yararına 37.705,11-TL ve … yararına 37.705,11- maddi tazminata hükmedilmiştir.
Ne var ki varılan bu sonuç hatalı olmuştur. Yargıtay İçtihadı Birleştirme büyük genel kurulunun 4.2.1948 gün 1944/10 E. 1948/3 K. Sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Hal böyle olunca da bozmadan sonraki yargılama aşamasında davacı tarafça yapılan ıslah işlemi dikkate alınarak asıl davada maddi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan davacılar murislerinin hırsızlıkla suçlanması nedeniyle manevi tazminat isteminde de bulunmuşlardır. Dava, kişilik haklarına saldırı nedenine dayanmaktadır. Hukukumuzda kişilik haklarını tanımı yapılmamış ve bu hakkın hangi değerleri kapsadığı da açıklanmamıştır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı Borçlar Kanununun 49. Maddesidir. Genel bir nitelik taşıyan Borçlar Kanununun 49. maddesi ile kişilik haklarına saldırı halinde manevi tazminata hükmedilmesini düzenlemektedir. Hukukumuzda kişilik haklarını tanımı yapılmamış ve bu hakkın hangi değerleri kapsadığı da açıklanmamıştır. Böyle kişilik haklarının diğer bir anlatımla şahsiyet haklarının nelerden ibaret olduğunun belirlenmesi ve sınırının çizilmesi uygulamaya yani yargıya bırakılmıştır.
Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda kişisel değerlerin; fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerleri olarak belirlendiği, kişinin toplum içindeki mesleki kimliği şeref ve haysiyeti, özgürlüğü vücut ve ruh bütünlüğü ve sağlığı, ırk din ve vatandaşlık gibi bağları kapsadığı kabul edilmektedir.
Somut olaya bakıldığında sigortalının hırsızlıkla suçlanarak iş akdinin feshedilmesi nedeniyle, işçinin manevi zarara uğradığı açıktır. Ne var ki yansıma yoluyla manevi tazminat istenmeyeceğinden işçinin hırsızlıkla suçlanması nedeniyle eş ve çocuklarının manevi zarara uğradıklarından söz edebilmek mümkün değildir. Hal böyle olunca davacı eş ve çocukların yansıma yoluyla manevi tazminat isteyemeyecekleri göz ardı edilerek lehlerine manevi tazminata karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yukarıda açıklanan içtihadı birleştirme kararına aykırı biçimde ve yansıma yoluyla manevi tazminata karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabul ve uygulamaya göre de davacılar Aynur ve …’dan her biri için 10.000,00’er TL maddi tazminat istendiği halde HUMK’nun 74. Maddesine aykırı biçimde talep aşılarak … yararına 37.705,11-TL ve … yararına 37.705,11- maddi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalının sair temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davalı yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.