YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2652
KARAR NO : 2011/3247
KARAR TARİHİ : 07.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 26.5.1982 olduğunun ve davalılardan işverene ait işyerinde 26.5.1982 tarihinden itibaren 40 gün çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 26.05.1982 tarihinden itibaren 40 gün süreyle çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 26.05.1982 olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının tarım işçisi olduğu, 20.08.1990-2008/6. ay tarihleri arasında 7.029 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmasının olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu … İlMüdürlüğünce davacı adına 1982 yılında verilmiş işe giriş bildirgesi bulunmadığının ,davacının sigortalılık başlangıcının 1990 yılı olduğununun bildirildiği,davacı vekilince … Sosyal Güvenlik Kurumu İlMüdürlüğünden alınan davacıya ait olduğu anlaşılan aslı gibidir onaylı fotokopi olan işe giriş bildirgesinin temyiz dilekçesine ekli olarak sunulduğu, sunulan bildirgede, davacının 26.05.1982 tarihinde … Ziraatçi unvanlı (…) sicil nolu iş yerinde işe girdiğine dair imzalı bildirgenin 06.07.1982 tarihinde kuruma verildiği,anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık- seçiktir.
Somut olayda ,Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu … İlMüdürlüğündeki davacıya ait belgeler yönünden araştırma yapıldığı, davacı vekilince … Sosyal Güvenlik Kurumu İlMüdürlüğünden alınan davacıya ait olduğu anlaşılan aslı gibidir onaylı fotokopi olan işe giriş bildirgesinin aslının getirtilerek inceleme yapılmadığı eksik inceleme ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacı vekilince … Sosyal Güvenlik Kurumu İlMüdürlüğünden alınan davacıya ait olduğu anlaşılan aslı gibidir onaylı fotokopi olan işe giriş bildirgesinin aslını getirtmek, bildirgenin varlığının saptanması halinde hakdüşürücü sürenin dolmayacağını kabul etmek, fiili çalışmanın ıspatı yönünden tanıkların belgelerini getirtmek, dönem bordroları yöntemince dosyaya eklenerek bu dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sigortalılık başlangıç tarihin 506 sayılı Yasa’nın 60/G maddesince 18 yaşını doldurduğu tarih olacağını da gözeterek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 07.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.