Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16355 E. 2011/201 K. 19.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16355
KARAR NO : 2011/201
KARAR TARİHİ : 19.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ortağı olduğunu belirttiği Ltd.şirketi işyerinde davalı …’in 20.12.2000 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Davacı, ortağı olduğunu belirttiği limitet şirket işyerinde davalı …’in 20.12.2000 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece talebin menfi tesbite yönelik olduğu gerekçesi ile davanın reddi doğru olmamıştır.
Dosya içindeki 27.12.2002 tarih 91/33SR sayılı müfettiş raporuna göre davalı …’in 20.12.2000 tarihinde davacının ortağı olduğunu iddia ettiği Partner Makine Plastik Tekstil Sanayi iç ve Dış Ticaret Ltd.Şti. işyerinde iş akti ile çalışırken iş kazası geçirdiği, işyeri kayıt inceleme tutanağına göre 12.06.2000-31.10.2000 tarihleri arasında işyerinde çalıştığının belirlendiği, ancak işkazası geçirdiği tarihte bildirimsiz çalıştırıldığından 506 sayılı Yasanın 80. maddesi gereğince 1 günlük primin tahsilinin gerekeceği hususlarının belirlendiği anlaşılmıştır.5510 sayılı Yasanın 59 ( 506 sayılı Yasanın 130.) maddesi hükmü gereği, Kurum müfettiş raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgeler olduğu açıktır.Dolayısı ile her zaman eşdeğer belgelerle aksi ispat edilmek üzere menfi tesbit davası açılması mümkün olduğu halde deliller toplanmadan müsbet bir durumun tesbiti istenebileceği, menfi bir durumun tesbiti istenemeyeceği düşüncesi ile dava ret edilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, işin esasına girip delilleri toplamak, davacının da taraf ehliyeti bulunup bulunmadığını araştırmak, tarafların da delilerini sunmasına fırsat vermek ve tüm deliller toplandıktan sonra bir arada değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.