Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8580 E. 2010/11976 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8580
KARAR NO : 2010/11976
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2008/754-645 sayılı 22.02.2008 günlü bozma kararında özetle: “Mahkemece dava ve temyize konu 121 ada 67 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyetleri davalılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava ve temyize konu 121 ada 67 parsel sayılı taşınmazın sınırlarında eylemli biçimde devlet ormanı bulunmaktadır. Ne varki, mahkemece orman yönünden yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Bu nedenle yeniden yapılacak keşifle orman araştırması yapılması, uzman ormancı bilirkişilerden ve uzman fen memurundan keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını ya da mera niteliğinde olup olmadığının duraksamasız gösterecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu … Köyü 121 ada 67 nolu aynı vasıfla davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1990 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; Hazine tarafından aynı nedene dayanarak seri bazda birçok dava açıldığı ve 3402 Sayılı Yasanın 31/son maddesine göre davanın önemi, vekilin sarfettiği emek hak ve eşitlik kuralları gözönünde bulundurularak maktuen vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre fazla vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan 5. bent kaldırılarak, bunun yerine 5. bent olarak “3402 Sayılı Yasanın 31/son maddesi gereğince 250.00.-TL vekalet
ücretinin davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/10/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.