YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/381
KARAR NO : 2010/409
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 2.236,00 TL tedavi giderinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davadışı sigortalı eşinden sağlık yardımı alan davacının her iki memesinde kansorejen kitleler bulunduğunun tesbit edilmesi üzerine alınan meme dokusu yerine kullanılan malzeme bedeli olan 2.236,00 YTL’nin davalıdan tahsilini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, davacının meme karsinomu rahatsızlığı nedeniyle hastanece yapılan tedavisinde 2 adet SiltexRound Becker 50 500cc,1 adet tensoplast ve 1 adet aktif form sudyen kullanıldığı ve bu malzemenin protez niteliğinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının bu tedavi giderini Kurumdan isteyip isteyemeyeceği noktasındadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın Ek 32. maddesi, “Sigortalılar ile Kurumdan sürekli işgöremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların geçindirmekle yükümlü oldukları eşlerinin ve Kurumdan hak sahibi olarak gelir veya aylık alan eşlerin, iyileşmelerine yarıyacak yahut işgöremezliklerini gidermeleri için gerekli görülen protez araç ve gereçleri, Kurumca, 34 üncü maddede belirlenen sağlık yardımları süreleri ile bağlı olmaksızın sağlanır, onarılır ve tespit edilen süre ve şartlarla yenilenir.
Sigortalıların eşlerine verilecek protez, araç ve gereçlerin bedellerinin % 20’si kendilerince ödenir. Ancak, sigortalıların eşlerinden alınacak katkı miktarı, ödeme tarihindeki 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 33 üncü maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin birbuçuk katından fazla olamaz…
Bu madde gereğince verilecek protez, araç ve gereçlerin standartlara uygunluğu dikkate alınarak, türleri, süre ve şartları ile yapılacak ödeme miktarlarına ait esaslar Kurumca hazırlanacak yönetmelikle tespit edilir.” düzenlemesini içermektedir.
506 sayılı Kanunun hastalık sigortasına ilişkin 32. ve devamı maddelerinde yer alan “işgöremezliği giderme” kavramı aktif sigortalıların çalışma hayatına ilişkin bir kavram olup, uyuşmazlığın çözümünde Kanunun Ek 32. maddesinde yer alan “iyileştirme” kavramının da incelenmesi gerekmektedir. T.C. Anayasası’nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar kanun hükmündedir. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla Kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır. Bu bağlamda onay kanunu ile yürürlüğe giren Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında 102 Nolu ILO Sözleşmesinin 10/3. maddesinde; yapılacak yardımların, korunan kimsenin sağlığını korumaya, çalışma gücünü iadeye ve şahsi ihtiyaçlarını karşılayabilme kabiliyetini artırmaya matuf olduğu açıklanmıştır. 506 sayılı Kanunun hastalık sigortası kolundan sağlanacak sağlık yardımlarının kapsamı başlıklı 33. maddesinin son fıkrasında da bu madde gereğince yapılacak sağlık yardımlarının; sigortalının sağlığını koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma amacını güdeceği açıkça belirtilmiş, bir anlamda, onaylanması nedeniyle bağlayıcı hale gelen 102 Nolu ILO Sözleşmesinin 10/3. maddesi hükmü tekrarlanmıştır. Her iki yasal düzenlemenin açıkça gösterdiği gibi, sigortalı veya hak sahibine “protez malzemelerin” temini yönünden; aranacak temel unsur; iyileşmesine yardımcı olması unsurudur. İyileşmeye yardımcı olma kavramının ise, açık yasal düzenlemeler uyarınca; “sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma” olarak kabulü zorunludur. Aksinin kabulü halinde iyileşme kavramına ilk günkü sağlığına kavuşma anlamının verilmesi halinde, ortez ve protez kullanımının hiçbir zaman mümkün olamayacağı hususu da açıktır.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesinde de yapılan açıklamalar doğrultusunda düzenleme bulunmaktadır. Buna göre; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanması, temini amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri içinde (f) bendinde ortez ve proteze yer verilirken, temini için sadece; sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedaviler için gerekli olabilme ifadesi kullanılmıştır.
Kurumun teminle yükümlü olduğu yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun fiyatlı protez malzemelerine hak kazanılması için gerekli olan “iyileştirme” unsurunun, diğer bir anlatımla “sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma hususlarının”; malzemeyi kullanacak kişi yönünden, üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonrasında nöroloji, ortopedi ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarının da içinde yer aldığı sağlık kurulu raporu ile gerekliliğinin belirlenmiş olması gereklidir.”(Yargıtay HGK, 04.03.2009, 2009/10-34 E., 2009/104 K.)
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya T.C. Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Süleyman Demirel Araştırma ve Uygulama Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 07.02.2007 tarihinde bilateral mastektomi yapıldıktan sonra operasyona dahil olan Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Bakanlığı tarafından protezli rekonstrüksiyon ameliyatı yapıldığı,15.02.2007 tarihli faturada kullanılan malzeme bedelinin 2.239,96 YTL olduğu,davacının malzeme bedelinin ödenmesi için Kuruma yaptığı başvurunun, Kurumun 16.05.2007 tarihli yazısı ile,506 sayılı Yasa’nın Ek 32.maddesi uyarınca iş göremezliği giderecek nitelikte olmayıp,estetik mahiyette olması nedeniyle ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda, mahkemece davacıya kullanılan malzemelerin estetik amaçlı olmayıp alınan kansorejen dokunun yerine kullanıldığı gerekçesiyle faturada yer alan malzemelerin estetik amaçlı olup olmadığı araştırılmadan sonuca gidildiği görülmektedir.
Yapılacak iş; açıklanan nedenlerle, davacının rahatsızlığı da gözetilerek konusunda uzman bilirkişilerden faturada kullanılan malzemelerin estetik amaçlı olup olmadığı bu malzemelerin iyileşmeye yardımcı olup olmadığı daha açık bir anlatımla sağlığını koruyup korumadığı kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırıp artırmadığıkonusunda rapor almak, estetiğe yönelik malzeme bedelini isteyemeyeceği göz önünde bulundurularak varsa estetiğe yönelik olmayan fatura bedeli üzerinden sonuca gitmektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.