YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9953
KARAR NO : 2013/15843
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 01.11.2005-02.05.2006 ve 25.10.2007-07.01.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde bekçi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı halde eksik bildirilen 2004 yılında 130 gün, 2005 yılında 105 gün ve 2006 yılında 73 gün olmak suretiyle 308 gün daha çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına 10.09.2003 ve 02.05.2006 tarihlerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgelerinin verildiği, davalı işyerinin 05.08.1998 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, davalı işyerinden davacının 10.09.2003-15.05.2005 ve 02.05.2006-25.10.2007 tarihleri arasında otuz günün altında hizmetinin bildirildiği, mahkemece dinlenen tanıkların davacının davalı işyerinden başka … Sitesi unvanlı bir yerde daha çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece davacı 01.11.2005-02.05.2006 ve 25.10.2007-07.01.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitini istediği halde, davacının talebi aşılarak 2004 yılında 130 gün, 2005 yılında 105 gün ve 2006 yılında 73 gün olmak suretiyle 308 gün daha çalıştığının tespitine karar verildiği gibi hükmün davacının hangi tarihler arasında kaç gün çalıştığını tespite imkan vermeyecek şekilde kurulduğu ve bu haliyle infaza elverişli olmadığı, ayrıca davacının dava dışı başka bir işyerinde çalıştığına ilişkin tanık beyanları olmasına rağmen bu husus araştırılmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Yapılacak iş, davacının aynı zamanda tanık beyanlarında söz edilen dava dışı … Sitesi unvanlı işyerinde çalışıp çalışmadığını belirlemek için bu işyerinin de ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını istemek, bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının hangi tarihler arasında kaç gün çalıştığını net bir şekilde göstererek infaza elverişli bir biçimde ve mahkemelerin tarafların talepleri ile bağlı olduğunu göz önünde bulundurarak davacının talebini aşmayacak şekilde karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalılardan … Konut Yapı Kooperatifi’ne iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.