YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4846
KARAR NO : 2010/3696
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20.10.1994- 19.6.2004 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 20.10.1994-19.06.2004 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,davacının 20.10.1994-14.11.1994 tarihleri arasında 25 gün, 01.01.1997-31.12.2001 tarihleri arasında her yıl 1 aylık … süresi dışında 11 ay süre ile davalı işyerinde çalıştığının, 21.05.2002-02.10.2004 tarihleri arasında Kuruma bildirilen sigortalı hizmetlerinin dışında başkaca çalışması olmadığının tesbitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının davalı işyerinde işe girdiğine dair 20.10.1994,21.05.2002,04.03.2003,18.09.2003 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, 13.07.2002,04.06.2003 ve 02.10.2003 tarihlerinde işten çıkışının Kuruma bildirildiği,davacının davalı …’ e ait 236899 sicil nolu işyerinden,21.05.2002-13.07.2002 tarihleri arasında 54 gün ,davalı … e ait 11078182 sicil nolu işyerinden, 04.03.2003-04.06.2003 tarihleri arasında 92 gün ve 18.09.2003-02.10.2003 tarihleri arasında 15 gün çalışmasının bulunduğu,tesbiti istenilen dönem ile çakışan başka işyeri çalışmasının olmadığı,dönem bordrolarının istenmediği, 2002/5,6,7. aylar ile 2003/3,4,5,6,9,10. aylarına ilişkin ücret bordrolarının geldiği,bordroların imzalı olduğu, davacının SSK hizmet cetvelinde görülen kadar hizmetinin bulunduğu,davalı işverene ait 1078182 sicil nolu işyerinin 10.10.2001 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, halen faal olduğu,02.10.2004 tarihli ve davacının imzası bulunan ibranamede,davacının 21.05.2002-13.07.2002 , 04.03.2003-04.06.2003 , 19.09.2003-02.10.2004 tarihleri arasında davalı işyerinde geçici işçi olarak çalıştığının, iş akdinin işverence haklı nedenlerle fesih edildiğinin, davacının ilgili dönemlere ilişkin işçilik alacaklarını aldığınının,davalı işvereni ibra ettiğinin ,her türlü dava ve talep haklarından feragat ettiğininin, davacı tarafından beyan edildiği, 02.10.2004 tarihli ibranamede bulunan imzanın davacı eli ürünü olduğunun Adli Tıp Kurumunun 19.11.2007 tarihli raporu ile tesbit edildiği, Anafartalar Karakolunun 20.12.2004 tarihli yazısında, davacının 2000 yılında davalı işyerinde çalışanların bildirildiği listede isminin bulunduğu ,. Karakola başka bildirim yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; mahkemece, davacının 01.01.2000-31.12.2000 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde … ayı hariç ll ay çalıştığının kabulü doğrudur, Ancak diğer dönemler yönünden, açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları yada kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi veya çalışanı oldukları belli olmayan tanıkların beyanı ile yetinilerek sonuca gidildiği ortadadır. Bir başka anlatımla belirtilen süre dışında kalan tespitine karar verilen dönemde dinlenen tanıkların resmi kayıtlara geçmiş bordro tanığı ya da komşu iş yeri tanığı olup olmadığı yöntemince araştırılmadan sonuca gidilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; dinlenen tanıkların bordro veya komşu işyeri tanığı olup olmadıklarına dair belgelerini getirtmek, tespit kararı verilen 01.01.2000-31.12.2000 tarihleri arasındaki süre dışında kalan 20.10.1994-14.11.1994 tarihleri arası, 01.01.1997-01.01.2000 tarihleri arası ve 01.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasındaki süreye ilişkin S.G.K.’na verilen tüm dönem bordroları yöntemince dosyaya eklenerek bu dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.