YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19388
KARAR NO : 2010/484
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Yerel mahkeme,temyiz isteminin kararın kesinlik sınırı içersinde kalması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davalı bu kararı dahi temyiz etmiştir.O halde bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır.2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL.’yi geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10.00.YTL ‘yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2007 yılında bu parasal sınır 3.360,00YTL.olarak uygulanmıştır. Öte yandan 17.11.2007 gün ve 26703 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 377 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2007 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 7,2 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2008 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin. 3.600,00-YTL.’sini geçmesi gerekir.
Somut olayda, temyiz konusu dava değeri takibe konu alacak üzerinden 6.897.00TL’dir.
Bu durumda hükmün kesin nitelik taşıdığından söz edilemiyecegi açık olup, mahkemenin temyiz dilekçesinin bu nedenle reddine ilişkin 26.03.2008 tarihli kararı bozularak kaldırılmalı ve davalı alacaklının asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2-Davalı alacaklı vekilinin asıl hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Uyuşmazlık, İİK.’nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davaları İİK.’nun 97/11 ve HUMK.’nun 512. maddeleri gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nisbi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca alacak tutarı ile haczedilen dava konusu malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden %054 oranında hesaplanacak nisbi karar ve ilam harcının 1/4’ü, anılan Yasanın 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören 32. maddeye aykırı olarak peşin alınan maktu harçla yetinilerek davaya eksik harçla bakılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıdaki gerekçelerle mahkemenin 26.03.2008 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına, mahkemenin 20.03.2008 tarihli kararının 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre öteki itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya (Alacaklı) iadesine, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.