YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10573
KARAR NO : 2010/10303
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacı … için 3.000.00 TL manevi tazminatın ve davacı çocuklar için ayrı ayrı 1.500.00 er TL manevi tazminatın 22.05.2003 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Davacılar murisi sigortalının öldüğü iş kazası olayında sigortalının % 30, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına 5.500.00 TL, davacı çocuklar yararına ayrı ayrı 2.500.00 er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, eş için 3.000.00 TL, çocuklar için 1.500.00 er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“Davanın kısmen kabulü ile,
1-Maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine,
2-Davacı … için 5.500.00 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 2.500.00 er TL manevi tazminatın 22.05.2003 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemlerin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince,eş Hayriye yönünden hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 660.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 575.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Çocuklar Pınar,İbrahim Halil,Tahir ve Dilan yönünden hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 575.00 er TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 575.00 er TL avukatlık ücretinin davacılardan ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine,
5-Feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat talebi yönünden aynı Tarife üzerinden hesaplanan 575.00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 795.00 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 397.50 TL’sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davalı tarafından yapılan toplam 550.00 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 275.00 TL’sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7-Alınması gereken 837.00 TL ilam harcından peşin alınan 256.50 TL harcın düşümüyle kalan 580.50 TL nispi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 256.50 TL nispi harç ile 10.10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 266.60 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.