Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16836 E. 2013/20881 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16836
KARAR NO : 2013/20881
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 20/03/1974 olarak tespitiyle 24/12/2009 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının yurt dışında geçen ve 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlandığı hizmet süresinin başlangıç tarihi olan 20.03.1974 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi ile 24.12.2009 tarihini takip eden aybaşından itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının Almanya’da ilk defa çalışmaya başladığı 20.03.1974 tarihinin Türkiye sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesine ve tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Türkiye’de sigortalı çalışmasının bulunmadığı, Almanya’da geçen 1.2.1979-31.1.1981; 1.3.1984-28.2.1986 ve 1.4.1999-14.10.2005 tarihleri arasındaki süreyi borçlandığı anlaşılmıştır.
5510 sayılı Kanun’un 38.maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya 5510 sayılı Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinin son fıkrasında “Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz” hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5.maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Ancak yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin ve prim kesintisi yapılmaksızın yurtdışında eğitim süresi olarak geçen sürelerin Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi anlamında yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, davacının 20.3.1974-28.2.1985 tarihleri arasında “Gebelik/Analık Koruması (Schwangerschaft/Mutterschutz) ” ve “çocuk yetiştirme (Pflichtbeitragszeit für Kindererziehung)” nedeniyle sigorta kapsamına alındığı ve bu dönemde fiili çalışmasının bulunmadığı, 1.4.1999-15.2.2001 tarihleri arasında ise “geringfügige versicherungsfreie Beschaeftigung” yani sigortadan muaf kısa süreli çalışması nedeniyle sigorta kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının Almanya’da fiili (eylemli) çalışmasının başladığı tarihin davalı Kurum’dan da sorularak tespit edilip ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak fiili çalışmanın başladığı tarihin kabulüne karar verilmesi ve yaşlılık aylığı şartlarının buna göre yeniden değerlendirilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile … biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.