YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9728
KARAR NO : 2011/801
KARAR TARİHİ : 08.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, 16.10.1996 tarihinde kalp krizi sonucu gerçekleşen ölüm olayının iş kazası olduğunun tesbitiyle, maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan T.Tarım Kredi Koop. Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine, Kurum yönünden ise davanın husumetten reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan Kurum vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.02.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat Tahsin Türkçapar ile davalılardan Tarım Kredi Koop. Gen. Müd. vekili Avukat … geldiler. Davalılardan Kurum adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, …’nın tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacılar vekilinin temyizine gelince:
Dava, 16.10.1996 tarihinde sigortalının ölümünün iş kazası olduğunun tespiti ile iş kazası sonucu ölüm nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin iş kazasının tespiti ile tazminat istemli davaların ayrılarak yargılamalarının sürdürülmesi gerektiği ve ölüm olayının meydana gelmesinde, 506 sayılı Yasanın 11. Maddesinin koşullarının bulunduğu kusur durumunun davaların ayrılmasından sonra değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin bozma ilamına uyularak tazminat davasının tefrik edilmesine karar verildikten sonra yapılan yargılama sonunda davalının kusurunun ve olayın meydana gelmemesi için alabileceği bir tedbirin bulunmadığından bahisle istemin reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalı olarak gösterilen SGK vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacılar murisinin davalı … Kooperatifleri Genel Müdürlüğünde 1988 yılından beri müfettiş olarak çalıştığı, 16.10.1996 tarihinde saat 19.00 sularında kalp krizi geçirerek öldüğü, olayın işle illiyetinin bulunmadığı gerekçesiyle Kurum müfettişi tarafından iş kazası olarak değerlendirilmediği, tefrik olunan davada Ankara 7.İş Mahkemesinin 08.07.2009 gün ve 2009/540E, 2009/468K sayılı kararı ile davacılar murisinin kalp krizi sonucu ölümü olayının iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın Dairemizce onanarak kesinleştiği, tefrik edilen bu tazminat davasında mahkemece ölüm nedeniyle sigortalıya ya da işverene kusur verilemeyeceğine ilişkin kusur raporunun esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
24.05.2009 tarihli bilirkişi raporunda; olayın meydana gelmesinde işçinin ve işvereninin kusurunun bulunmadığı, olayın meydana gelmemesi için işverenin alabileceği tedbir türünün bulunmadığı, sigortalının herhangi bir harici etki bulunmaksızın kalp damar sistemindeki olumsuzluk kaynaklı miyokart enfarktüsün muhatabı olduğu belirtilmiştir.
Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Olayın iş kazası olduğu tartışmasız olup, kalp krizinde kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının, tütün bağımlılığı, alkol kullanımı, egzersiz durumunun, cinsiyetinin de faktör olduğu, sağlığının çeşitli faktörlerinin bir araya gelmesiyle bozulabileceği, sigortalının bünyevi yatkınlığı ve genel sağlık durumunun bir araya gelerek miyokart enfarktüsünün ortaya çıkabileceği ve bu durumun olayın uygun illiyet bağını oluşturabileceği ve kısmi sebebi olabileceği gözetilerek kusurun ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği ortadadır.
Öte yandan, dava sigortalının ölümünün iş kazası olduğunun tespiti ve tazminat istemli olarak açıldığından, başlangıçta, SGK’nun da davalı olarak gösterilmesinde yanlışlık yoktur. Ne var ki yerel mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda tazminat davası tefrik edilmiştir. İş kazası sonucu ölüm nedenine dayalı olarak hak sahiplerinin açtığı tazminat davalarının davalısının işveren ve ölüm olayında kusuru bulunanlar olacağı açıktır. Bu durumda tefrik edilen tazminat davası bakımından SGK aleyhine açılmış bir davanın bulunmadığı, SGK’nun başlangıçta davalı olarak gösterilmesinin, iş kazasının tespiti isteminden kaynaklandığı göz ardı edilerek, SGK’nun tefrik edilen tazminat davasında da davalı olduğunun kabulü ile davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ve davacılar aleyhine avukatlık ücretine karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; işverenden davacının şahsi sicil dosyasının tümünü geterterek İşverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp rahatsızlığı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, şahsi dosyada “kalp rahatsızlığı” nedeniyle alınmış bir istirahat raporunun bulunup bulunmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden kusur raporu almak, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek, SGK’nun tazminat davasının tarafı olmadığı, diğer bir deyişle tazminat davasının SGK’na yöneltilmediği dikkate alınarak çıkacak sonuca göre, karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle, eksik araştırma ile ve inandırıcı güç ve nitelikte olmayan, 77.maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunun hükme dayanak alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacı yararına takdir edilen 825.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine,temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.