Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1368 E. 2011/1711 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1368
KARAR NO : 2011/1711
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.3.1981-10.11.1996 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu,… , …(İpek) ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı davalı kat maliklerinin apartman işyerinde kapıcı olarak 1.3.1981-1011.1996 tarihileri arasında geçen çalışmalarının tesbitini istemiştir
Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalı kat maliklerinin işyerinde 1.3.1981-10.11.1996 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmiştir
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet cetveline göre davalı kat maliklerinin apartman işyerinden Kuruma bildirilen çalışmasının bulunmadığı, , Kurum yoklama memuru tarafından yerinde yapılan inceleme sonucu tutulan 28.3.1995 tarihli Durum Tespit Tutanağında davacının Mart-1981 de işe girdiğini beyan ettiği, Apartmanın 6. numarasının malik ve sakini… nin de davacının Kasım 1986 dan beri kapıcılık yaptığını bildirdiği, aynı şekilde bu defa Kurum Müfettişince 9.9.1996 tarihinde tutulan tutanakta ise apartmanın 6 daire 4 dükkandan oluştuğu davacının 9.7.1987 tarihinden beri davalıların işyerinde çalıştığı, apartmanın Ocak-1995 ten itibaren doğalgaza geçtiğinin belirtildiği ve bu denetime göre düzenlenen müfettiş raporunda işyerinin 9.7.1987 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alınması gerektiği ve davacının 9.8.1987 tarihi itibariyle sigortalı çalışmasının bulunduğu bu tarihten önceki çalışma iddiası yönünden ise mahkemeye başvurabileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
506 Sayılı Yasanın 130. Maddesinin 4.fıkrasında “sigorta müfettişlerince tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir” hükmüne yer verilmekte; 4857 Sayılı yasanın 92. maddesine göre de “iş hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili memurlar tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir” denilmektedir. Somut olayda 28.3.1995 ve 9.9.1996 tarihli tutanaklarda davacı işe başlama tarihlerini farklı olarak bildirdiği halde bu çelişki giderilmeden ve dinlenen tanıkların çalışmaları kayda geçirilen komşu işyeri tanıkları olup olmadığı konusunda belgeler getirtilmeden karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş 28.3.1995 ve 9.9.1996 tarihli tutanaklarda davacı işe başlama tarihlerini farklı olarak bildirdiğinden bu konudaki çelişkinin davacıya açıklattırılması, apartmanın 1.3.1981 tarihinden beri mevcut ve oturulur olup olmadığının ilgili kuruluşlardan sorularak belirlenmesi, davacının oturduğunu iddia ettiği kapıcı dairesinde 1.3.1981 tarihinden beri kimlerin oturduğu bu dairenin … su abone kayıt bilgi ve ödeme belgeleri ile dinlenen tanıkların komşu işyeri sahibi veya çalışanı olduklarına ilişkin kayıtlar getirtilerek davacın çalışmaya başladığı tarihin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekir.
Öte yandan dosyadaki bilgilere göre davalı gösterilmediği anlaşılan ve tapu kaydına göre kat maliki olarak görünmeyen …’ın gerekçeli karar başlığında davalı gösterildiği halde bu davalı hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemesi de isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar SGK, …, … ve …’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Yaşar Semra Sezer, …(İpek) ve Reyhan Mehin’e iadesine, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.