Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10569 E. 2013/17052 K. 25.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10569
KARAR NO : 2013/17052
KARAR TARİHİ : 25.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı-karşı davalı yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına, ödeme emrinin iptalini talep etmiş,
Davalı-karşı davacı yersiz alınan maaş alacağının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının isteminin kabulüne, davalı karşı davacının isteminin ise reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi nedeniyle babasından almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların kesilme tarihinden itibaren faizleri ile birlikte ödenmesine ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı Kurumun davacıya yersiz ödenen aylıklar nedeniyle 9.681,09 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsili istemi ile açtığı dava bu dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, Kurum işleminin iptaline, birleşen davanın ise reddine karar verilmişti
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının babasının 21.04.2004 tarihinde öldüğü, davacının 03.05.2004 tarihinde Uşak Aile Mahkemesinde açtığı boşanma davası neticesi boşanmaya karar verildiği, davacıya babasından dolayı 15.06.2004 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığı, 26.01.2010 tarihli kontrol memuru raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı kesilerek, Kurumca 17/10/2008 sonrası ödemelerin borç kaydedildiği anlaşılmaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, Kurum Kontrol Memuru tutanağında, yapılan çevre soruşturmasında davacı ile eşinin birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, davacı ile eski eşinin çocuklarının 2009 yılında ölümü nedeniyle görüştüklerini beyan ettikleri, nüfus müdürlüğünce davacı ile boşandığı eşinin 2007 yılı Şubat ayından beri aynı adreste oturduklarının bildirildiği, zabıta tutanağında da davacı ile eşinin 3 yıldır birlikte yaşadıklarının tespit edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun aksi ispat edilememiştir.Aylığın kesilme tarihi itibariyle davacını boşandığı eski eşiyle birlikte sakin olduğu anlaşıldığından asıl davanın reddi ve birleşen davanın da bu sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.