Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16289 E. 2011/146 K. 18.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16289
KARAR NO : 2011/146
KARAR TARİHİ : 18.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ve işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların murisinin iş kazası sonucu öldüğü olayda davacıların murisinin % 10, davalı işverenlerin % 90 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması veya ölüm halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına 30.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, 40.000,00 TL’na hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacılar …, …, …’ın maddi tazminat taleblerinin REDDİNE; maddi tazminat istemi maddi zararın S.G.K.’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile karşılanması nedeniyle reddedildiğinden bu durumun dava açmazdan önce davacılar tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Davacılar …, …, … için 15.000,00’er TL. Manevi tazminatın olay tarihi olan 5.4.2004 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
2-31.784,20 TL. maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 5.4.2004 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı eş …’a verilmesine, davacının fazla manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden 3.578,40 TL. avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı eş …’a verilmesine, kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7.400,00 TL. avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 7.400,00 TL. avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
4- Kabul ve ret oranına göre davacılar tarafından yapılan toplam 671,70 TL. yargılama giderinden taktiren 322.00 TL. sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına
5-Alınması gereken 5.766,34 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 427,80 TL. nisbi harcın indirilmesiyle bakiye 5.338,54 TL. karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, davacılar tarafından peşin yatırılan 427,80 TL. nisbi harç, 19.90 TL. Tedbir harcı ile 12,20 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 459,90 TL. harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 18.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi