Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15089 E. 2011/331 K. 21.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15089
KARAR NO : 2011/331
KARAR TARİHİ : 21.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Özelleştirme İdaresinden devralınan tesiste devir tarihinden önce meydana gelen iş kazası sonucu Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenecek miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacı …. tarafından özelleştirme idaresinden devralınan tesiste devir tarihinden önce meydana gelen iş kazası sonucu Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenecek miktarın davalı ….’den tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesi ya da değiştirilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan 5521 sayılı Yasanın 1. maddesinde, işçiyle iş veren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının iş mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Anılan maddede belirtildiği üzere, iş mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur: a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık, iş sözleşmesinden veya İş Kanunu’ndan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı gibi uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan da kaynaklanmamaktadır. Kural olarak, rücu hakkına dayanılarak açılan alacak davaları hukuk mahkemelerinde görülür. Davanın Sulh Hukuk ya da Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girip girmediği ise alacak miktarına göre belli edilir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın iş akdinden veya İş Kanunundan doğmadığı giderek davada, yukarıda sözü geçen Yasanın 1. maddenin öngördüğü koşulların oluşmadığı açık-seçiktir. Öte yandan, zararlandırıcı olayın iş kazası sayılması, görevli mahkemenin belirlenmesi için yeterli olmayıp, 5521 sayılı Yasanın 1. maddesinin ön gördüğü koşulların ayrıca olayda gerçekleşmesi gerektiği de söz götürmez.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davaya bakmaya genel hükümlere göre genel mahkeme görevli olduğundan, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.