Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8697 E. 2010/12625 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8697
KARAR NO : 2010/12625
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 30.11.2006 gün ve 2006/16318-16625 sayılı bozma kararında; “Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın % 35 eğimli olduğunu, yörede 1977 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında bırakıldığını,resmi belgelerde ise açık alanda kaldığını ve orman sayılan yerlerden olmadığını açıklamışlardır. Dairemizin 11.05.2006 tarih 2006/3756 E. 6604 K. sayılı iade kararı üzerine aynı uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 15.06.2006 tarihli ek raporda ise çekişmeli taşınmazın (A) harfli 2300.25 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfli 19.138.24 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılamayan yerlerden olduğu açıklanarak buna ilişkin orman tahdit noktalarını gösteren kroki düzenlenmiştir. Aynı bilirkişi kurulunun düzenlediği iki rapor arasında kesinleşen orman tahditinin uygulanmasına yönelik olarak çelişki bulunduğundan sözkonusu raporlar esas alınarak hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 429 ve 430 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanakları ile kadastroca oluşan tapu kayıt örnekleri, yörede 2859 Sayılı Yasa ile yenileme kadastro çalışmaları yapılmadan önceki kadastro çalışmasına ilişkin ilk kadastro paftası dosyaya getirtilmeli,orman tahdit haritasının kadastro paftası üzerine yapıldığı hususu göz önüne alınarak, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 1294 ada 2 nolu parselin 10.02.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) işaretli 2300 m2’lik bölümü yönünden tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Yörede 1978 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi ve 2. madde çalışması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 19/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.