YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3582
KARAR NO : 2010/3540
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı murisinin iş kazası sonucu ölümünden … maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, sigortalının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle hak sahiplerinin, uğramış olduğu maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı anne oğlu Tolga Erdem’in davalı iş verenin yapımını üstlendiği Kabil-Kandahar karayolu inşaatının yapımı sırasında 5.3.2004 tarihinde Taliban milisleri tarafından açılan ateş sonucu öldüğünü son ücretinin 2700 Amerikan Doları olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000.00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının miras bırakanının yurt dışında 5.3.2004 tarihinde yol yapımı inşaatında çalışırken silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği bundan dolayı hak sahibi davacı annenin destekten yoksun kalma tazminat isteminde bulunduğu, davacının miras bırakanı sigortalı işciye yurt dışında aylık ücretinin 2700 ABD Doları olarak ödendiği,ancak işcinin ölümünden önce davalı şirketin Birecik şantiyesinde 1.5.2003 tarihinde işe başladığı 2003/Mayıs, ila 2004/Mayıs dönemini kapsayan ücret tediye bordrolarında müteveffanın aylık brüt ücretinin 1.500.00 TL olarak kayıtlı olduğu bir kısım ücret bordrolarında müteveffanın imzasının bulunduğu açıktır.
Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda işcinin aylık ücretinin 1.500.00 TL olduğu kabul edilerek geçici görevli olduğu Afganistan’da ödenen 2700 Amerikan Dolarının 1.500.00 TL’sinin aylık ücret bakiye kısmının ise geçici harcırah olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek tazminat hesabını aylık 1500.00 TL üzerinden yaparak davacının gerçek zararının 36.611.48 TL olduğu tespit olunmuş; mahkemece , bağlanan peşin sermaye değerlerinin ise 64.348.65 TL olduğu karşılanmayan maddi zararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı biçimde davacının miras bırakanın olay tarihinde aldığı ücretin, sözleşme ile ücret tediye bordrolarında farklı bulunduğu açıktır. Bu bakımdan, tazminata esas gerçek ücretin öncelikle saptanması gerektiği söz götürmez. Oysa, mahkemece inceleme yapılmaksızın işçinin 1.500.00 TL ücret aldığı kabul edilerek tazminat hesabı yapılmıştır. Hal böyle olunca, gerçek ücret sağlıklı bir şekilde belirlenmeksizin destekten yoksun kalma tazminat miktarının saptandığı, giderek belirlenen tazminatın gerçeği yansıtmadığı ortadadır.
Yapılacak iş; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen işçinin gerçek ücretinin davalı iş verenin Kabil’deki işi hangi tarihte bitirdiği sorularak bitirme tarihine ilişkin belgeler getirtilerek ölen sigortalının işin … tarihine kadar aylık 2700 Amerikan Doları üzerinden ücret alacağı varsayılarak hesap yapılmalı, Kabil’deki işin … tarihinden sonrada sigortalının yaşı, eğitim durumu, mesleki kıdemi lisan biliyor oluşu gözetilerek yurt içinde emsal işcinin alabileceği ücretin ilgili meslek odasından sorularak tüm bu unsurlardan yararlanarak tesbit etmek, zarar hesabını buna göre yaptırarak davacının karşılanmayan maddi zararının bulunup bulunmadığı saptamaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.