YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4774
KARAR NO : 2010/3695
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işverenler nezdinde 01.05.1994-31.01.2004 tarihleri arası çalıştığı günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu ve … Halk Otobüsleri İşletmeciliği San.ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı … Halk Otobüsleri İşletmeciliği San.ve Tic.A.Ş.’nde 01/05/1994-28/02/2000 tarihleri arasında, diğer davalı … Taşımacılık Turizm ve İnş.San.Tic.A.Ş.’nde 01/03/2000-31/01/2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,davalı … Taşımacılık Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret …aleyhine açılan davanın reddine, davalı … Halk Otobüsleri İşletme Sanayi ve Ticaret …ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açılan davanın kabulü ile, davacının 01/12/1997-31/12/1997 arası 30 gün, günlük 1.231.371 TL.,01/01/1998-30/06/1998 arası 180 gün, günlük 1.668.400 TL.,01/07/1998-30/09/1998 arası 90 gün, günlük 2.103.611 TL.,01/10/1998-12/10/1998 arası 12 gün, günlük 2.336.625 TL.ücretle 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacı adına davalı işverenlerce işe giriş bildirgesi verilmediği,bildirilen çalışmasının bulunmadığı,01.03.1997-01.12.1997 arasında dava dışı … …’a ait işyerinde çalışmasının olduğu,1994/1-2003/1. dönemlere ilişkin dönem bordrolarının geldiği, davacının isminin bulunmadığı,… Halk Otobüsleri İşletme San.ve Tic….unvanlı işyerinin 01/11/1992 tarihi itibarıyla 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı 03/02/2003 tarihi itibarıyla kapsamdan çıktığı, … Taşımacılık A.Ş.’nin 11.07.2000 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı,31.12.2002 tarihinde çıktığı, … Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevapta,davacının 12/10/1998 tarihinde servis taşımacılığı işine başladığı, naklen gittiği Mercan Vergi Dairesinden gelen cevapta 01/06/2005 tarihi itibarıyla büfe işinden faal mükellef olduğunun bildirildiği,12/10/1998 tarihinde vergi kaydına istinaden 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak tescil edildiği, kaydının devam ettiği,1998/12, 1999/1,4,5,6. aylarda prim ödemelerinin olduğu,02.03.2007 tarihi itibariyle 25.160.87 TL prim borcunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, somut olayda 01.12.1997-12.11.1998 tarihleri arasında hakdüşürücü sürenin geçip geçmediği ,tesbitine karar verilen dönemde fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı ve davacının … sigortalısı olduğu dönemde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olup olamayacağı noktalarında toplanmaktadır.
Hakdüşürücü süre yönünden,uyuşmazlığın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık- seçiktir.
Fiili çalışmanın ıspatı yönünden,davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğu dönemde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olup olamayacağı yönünden ise, 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde, “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; Mahkemece, davacının 01.12.1997 tarihinden öncesine yönelik talebinin hakdüşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle reddedilmesi doğrudur. Ancak davacının hizmet tesbiti talep ettiği süre ile çakışan 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığının başladığı 12.10.1998 tarihini takip eden yılın sonu 31.12.1998 tarihi ile 09.02.2005 dava tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçtiği halde 12.10.1998 tarihi öncesine yönelik talebin hakdüşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde tespit kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan, fiili çalışmanın varlığı yukarıda açıklanan şekilde yöntemince araştırılmadan uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları yada kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi veya çalışanı oldukları belli olmayan tanıkların beyanı ile yetinilerek sonuca gidildiği ortadadır. Bir başka anlatımla dinlenen tanıkların davacının sigortalı çalışmalarının bildirilmediği dönemlerde davalı işyerinde çalışmış resmi kayıtlara geçmiş bordro tanığı ya da komşu iş yeri tanığı olmadıkları halde eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmiş olması ve 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmadan karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Yapılacak iş; 12.10.1998 tarihi öncesine yönelik talebin hakdüşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine karar vermek, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalılığı üzerinden ödemiş olduğu primlerin sigortalılığın başlangıç tarihinden itibaren ne kadarlık sürenin prim borcunu karşıladığını davalı Kurumdan sormak 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesi yönünden inceleme yapmak, bu maddenin uygulanması gerektiğinin tesbit edilmesi halinde, zorunlu … sigortalılığının durdurulacağı tarihten itibaren 31.01.2004 tarihine kadar olan süre yönünden,dinlenen tanıkların belgelerini getirtmek, dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan ve her iki davalı yanında çalışılan süreler belirlendikten sonraçıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalılardan Kurum ile … Halk Otobüsleri İşletmeciliği San.ve Tic.A.Ş.’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalılardan … Halk Otobüsleri İşletmeciliği San.ve Tic. A.Ş.’ne iadesine, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.