YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9191
KARAR NO : 2010/13081
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2009 gün ve 2009/161-3155 sayılı bozma kararında; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazlardan 4 numaralı parselin davalıların tutunduğu 5000 m2 yüzölçümlü tapu kaydı kapsamında kaldığı ve bütün olarak düşünüldüğünde de kesinleşen orman sınırının dışında bulunduğu, orman içi açıklık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; öncelikle 4 parsel için ibraz edilen tapu kaydı … Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.09.1953 gün ve 334-340 sayılı tescil kararıyla oluşmuştur. 09.03.1954 tarihinde yürürlüğe giren 6333 Sayılı Yasa ile zilyetliğe dayalı tescil davalarında ilgili kamu tüzel kişisinin davada yasal hasım olacağı açıklanmış olup, davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtları senetsizden hasımsız olarak oluştuğuna ve kesin hüküm teşkil etmeyeceğine göre, Hazineyi bağlayan bir yönü bulunmamaktadır. Bundan ayrı olarak; çekişmeli taşınmazlar yaklaşık 35 dönüm civarında olup, üç yönden 177 ada 1 parsel numaralı orman parseli ile çevrili bulunmaktadır. Mahkemece, taşınmazların batısında yer alan 179 ada 1 ve 2 parseller hakkında araştırma yapılmamış, taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı belirlenmemiştir.
Ayrıca; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 1969 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan Beşikdağı Ormanı yönünden seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır. Orman kadastrosunun ilanının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazlar yönünden orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikte taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir. Mahkemece bu yönde bir inceleme de yapılmadığından, uzman bilirkişi raporu hükme elverişli değildir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazın batısında yeralan 179 ada 1 ve 2 parsel numaralı komşu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanak örnekleri kesinleşmişse tapu kayıtları, davalı iseler dava dosyaları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, değinilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde bulunup bulunmadığı belirlenmeli,orman ise 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 ve Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/4. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağı, aynı yönetmeliğin 26. maddesinin 2. paragrafı gereğince bu tür yerlerin sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı gözetilmeli, orman veya orman içi açıklık değil ise 4 parsele ait olduğu bildirilen tapu kaydının dayanağı harita 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi gereğince yerine uygulanarak tapu kapsamı belirlenmeli, tescil krokisinin bu yere ait olduğu belirlenirse sınırdaki 177 ada 1 parsel numaralı orman parseli nedeniyle, tapunun miktarı ile geçerli olacağı, miktar fazlasının sınırdaki ormandan kazanıldığı, zilyedlik süresi ne olursa olsun kazanılamayacağı düşünülmeli, taşınmazlarda zilyedliğin sürdürülüş biçimi yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan kesin tarih ve olaylara
dayalı olarak sorulup saptanmalı, komşu taşınmazlara uygulanan kayıt varsa, çekişmeli taşınmaz yönünün ne olarak gösterildiği araştırılmalı, böylece oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilme” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine, dava konusu Uzunalan Köyü 178 ada 1 – 2 – 3 – 4 – 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu seri bazda yapılarak 1969 yılında kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 26/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.