Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9236 E. 2010/13194 K. 27.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9236
KARAR NO : 2010/13194
KARAR TARİHİ : 27.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1972 yılında yapılan kadastrosu sırasında Ümraniye … 59 parsel sayılı 16.469 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mart 1290 tarih 95 sıra nolu tapu kaydı ve 104 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen Hazine, 59 parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlasının Hazineye ait olduğu iddiasıyla Kadastro Mahkemesine dava açmıştır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, kararın temyizi sonucu Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından onanması üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.9.1994 gün 1993/6129-1994/10337 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan orman raporunun yetersiz olduğu, diğer taraftan taşınmazın sınırında bulunan yolun ormandan taşınmazı ayırıcı unsur olabilmesi için, yolun 1945 yılından önce oluşturulan devlet karayolu olmasının gerektiği, dosya kapsamından yörede yapılan orman kadastrosunun hangi tarihte kesinleştiğinin anlaşılamadığı, bu sebeple orman kadastrosuna ilişkin tüm belgeler getirtilerek, orman kadastrosu 4785 sayılı yasa hükümleri nazara alınarak yapılmış ise tahdit haritasının uygulanması, orman kadastrosu 4785 sayılı yasa hükümleri nazara alınmadan yapılmış ve taşınmaz tahdit haritası dışında kalıyor ise bu durumda uyuşmazlığın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanması suretiyle çözümlenmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında açık alanda gözüktüğü, Mart 1290 tarih 95 sıra nolu tapu kaydının çekişmeli yeri kapsadığı, ancak taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda 1.036 m2 yüzölçümlü bölümünün eylemli orman olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 1.036 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1972-1973 yılları arasında ilk arazi kadastrosu, 1997 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde alanlarında yapılan kullanım kadastrosu, 1989-1990
yılları arasında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 27.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.