YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10656
KARAR NO : 2010/6329
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen genel haciz yolu ile takibe davalı borçlunun itirazının haksız olduğu iddiasına dayalı itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, söz konusu borcu karşılamaya yeterli ipoteğin bulunduğunu İİK.nun 45.maddesi uyarınca davacı bankanın ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğini, oysa davacının aynı anda hem ipotekli takibe hem de genel haciz yolu ile takibe giriştiğini, ipotek miktarının ilamsız takibin çek üzerinde olduğunu belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacı bankanın davalı-borçlu aleyhine … 1.İcra Müdürlüğünün 2009/1582 ve 2009/1583 sayılı takip dosyaları ile hem ilamsız takip hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptığı İİK.nun 45.maddesi gereğince “rehin ile temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu takip yapabilir ancak rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacağın kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir” hükmü dikkate alındığında davacı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapmış olduğu takip neticelenmeden ilamsız icra takibi yapamayacağı ayrıca borç miktarı ve ipoteğin bedeli karşılaştırıldığında ipotekli bedelin borç miktarından daha fazla olduğu gerekçeleri ile davanın reddine, davalı tarafın tazminat isteminin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 25.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.