Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/8420 E. 2022/5904 K. 15.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8420
KARAR NO : 2022/5904
KARAR TARİHİ : 15.09.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.09.2017 tarih ve 2014/2089 E- 2017/852 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.11.2020 tarih ve 2017/6320 E- 2020/1836 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.09.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Şile ilçesinde balıkçılık yapmakta olduğunu, davalının ise Şile ilçesinde kum midye işleme konserve fabrikası bulunduğunu, müvekkilinin kum midyelerini davalıya vermekte olduğunu, ancak davalının ürünün fire verdiği bahanesiyle eksik ödeme yaptığını, bu ürünlerde işin niteliği gereği %3 ila %7 arasında değişen oranlarda fire verildiğini, ancak davalının fire oranını %35 kabul ederek müvekkilinin zarara uğramasına yol açtığını, denizden çıkarılan ürünlerin su ürünleri mühendisi tarafından denetlendiğini ve menşei belgesi verildiğini, ayrıca teknede tuttukları ürünlerle ilgili olarak su ürünleri seyir defteri bulunduğunu, buna göre tutulan balık ve midyenin miktarının belli olduğunu, 30/10/2012 ila 30/04/2013 arasında davalıya toplam 1.514.600 kg kum midyesi verildiğini, davalının bu midyelerden 453.600 kg fire düştüğünü, müvekkilinin bu fire nedeniyle kaybının 81.648,00 TL olduğunu, yine 08/10/2013 ila 30/04/2014 arası müvekkilinde 1.164.800 kg midye verildiğini, davalının bu midye nedeniyle 101.700 TL’lik kısmını fire olarak düştüğünü, buna göre davalının haksız kazancının 183.348,00 TL olduğunu, konuyla ilgili ihtarname çektiklerini, ancak davalının cevap vermediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hem açtığı davanın, hem de başlatılan icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin satın aldığı bu ürünleri ihraç etmesi nedeniyle laboratuvarlardan testlerden geçtiğini, ürünlerle ilgili randıman raporu çıkartıldığını, buna göre fire miktarı düşüldükten sonra ödeme yapıldığını, %3 ila %7 arasında fire iddiasının doğru olmadığını, ayrıca davacının özenli avlanmaması sebebiyle de fire oranının yüksek olduğunu, müvekkilinin uyguladığı fire oranının doğru olduğunu, 2012-2013 av sezonundaki teslim edilen ürünler ilgili fire oranının davacının bilgisinde olduğunu, davacının bunu bilmesine rağmen sonraki dönemde müvekkille çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle 2012-2013 dönemine ilişkin taleplerin tümünün zamanaşımına uğradığını, davacının hali hazırda müvekkiline borçlu olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının tuttuğu kum midyelerini davalıya verdiği, davalının kg başına 0,25 kuruş hesabıyla fire düşümü yaptığı, davacının davalının yaptığı fazladan fire kesintisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 124.241,91 TL asıl ve 999,89 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere devamına karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, harç hesabındaki yanlışlığın düzeltilmesi amacıyla re’sen bağlamında ve HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14/09/2017 tarih, 2014/2089 Esas, 2017/852 karar sayılı kararının kaldırılmasına, açılan davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile, takibin 124.241,91 TL asıl ve 999,89 TL işlemiş faiz alacağı yönünden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın yargılama ile belirlenmiş olması nedeni ile şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmişitr.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.410,26 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.