YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10774
KARAR NO : 2010/6488
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan 19.280 TL alacağının ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalıya olan borcunu gerek kendisine ait gerekse müşterilerine ait çek ve bonolarla ödediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında süregelen bir cari hesap ilişkisi olduğu, davacı tarafın dosyaya sunduğu adi nitelikteki iki adet belgeden, üzerinde 6000 TL’nin davacı tarafından davalıya borç verildiğine ilişkin belgeden doğan borcun ödendiğinin ispat edilemediği, tarihsiz olan diğer belgeden doğan 13.280 TL borcun ise davalı tarafından davacıya verilen çek ve bonolarla fazlasıyla ödendiğinin davalı tarafça dosyaya sunulan belgelerle ispat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu takip biri 22.02.2008 tarih ve üzerinde “6000 TL borç aldım” ibaresinin yazılı olduğu, diğeri ise tarihsiz olup davalının 13.280 TL borcu bulunduğuna dair iki adet belgeye dayanmaktadır.
Davalı davacıya olan borcunu verilen çek ve senetlerle ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davalı tarafından dosyaya sunulan ödeme belgelerinden davalının davacıya 39.235 TL ödeme yaptığı, taraflar arasında başka bir borç ilişkisinin olmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkideki borç alacak tutarı ile davalının yaptığı ödemelerin tümü değerlendirilerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davalı ödemelerinin borçtan daha fazla olduğu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.